THE APBAINDEPENDENT HEALTH INTELLIGENCE LIVE NEWSROOMKaynağıyla · Kanıtıyla · Bağlamıyla
THE APBATHE APBAHEALTH · ACADEMIA · EVIDENCE · INSIGHT
Bültene katıl
THE APBA SEARCHHaber · Makale · Kılavuz · Konu
⌘ KKanıt ve kaynak katmanlarında birlikte ara
CANLI AKIŞ
Canlı yayın ağı güncelleniyor…|
30 sn · otomatik yenilenir
THE APBA · INTELLIGENCE SEARCH

Haber ve bilimsel literatürü
tek sorguda arayın.

Hastalık, kurum, ilaç, kılavuz, klinik soru veya anahtar kelime yazın. Sonuçlar başlık eşleşmesi, içerik ilişkisi, güncellik, güven, kanıt ve okuyucu sinyalleriyle birlikte sıralanır.

ARAMA SONUCU

“yapay zekâ acil tıp”

280 sonuç140 haber140 bilimsel makale
ARAMA MOTORUNUN ANLADIĞI TERİMLERyapayzekâaciltıpartificial intelligenceaimachine learningemergency medicineemergency departmented
BİLİMSEL MAKALEALAKA 162

Fazla Kilolu Yetişkinlerde Paraprobiyotik Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282'ye Klinik, Mikrobiyom ve Metabolik Yanıtı Etkileyen Bağırsak Mikrobiyota Çeşitliliği

Orijinal: Gut microbial diversity at baseline conditions the clinical, microbiome, and metabolic response to paraprobiotic Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 in overweight adults.

Bu çalışmada, fazla kilolu bireylerde bağırsak mikrobiyota çeşitliliğinin, Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 uygulamasına olan yanıt üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuçlar, bu etkinin bağırsak mikrobiyota çeşitliliği ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.

4 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42640624DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 162

Bazal bağırsak mikrobiyal çeşitliliğinin aşırı kilolu erişkinlerde paraprobiyotik Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282'ye klinik, mikrobiyom ve metabolik yanıtı koşullandırması

Orijinal: Gut microbial diversity at baseline conditions the clinical, microbiome, and metabolic response to paraprobiotic Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 in overweight adults.

Bu randomize kontrollü çok merkezli çalışma, aşırı kilolu erişkinlerde bazal bağırsak mikrobiyal çeşitliliğin paraprobiyotik Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 uygulamasına verilen klinik, mikrobiyom ve metabolik yanıtı nasıl etkilediğini araştırmaktadır.

4 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42640624DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 162

Başlangıçtaki bağırsak mikrobiyal çeşitliliği, aşırı kilolu yetişkinlerde paraprobiyotik Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282'ye verilen klinik, mikrobiyom ve metabolik yanıtı belirler

Orijinal: Gut microbial diversity at baseline conditions the clinical, microbiome, and metabolic response to paraprobiotic Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 in overweight adults.

Bu randomize kontrollü çalışma, aşırı kilolu yetişkinlerde başlangıç bağırsak mikrobiyota çeşitliliğinin paraprobiyotik Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 tedavisine verilen klinik ve metabolik yanıt üzerindeki rolünü araştırmaktadır.

4 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42640624DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 138

Aşırı kilolu yetişkinlerde paraprobiotik Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282'ye yanıtı etkileyen bağırsak mikrobiyom çeşitliliği

Orijinal: Gut microbial diversity at baseline conditions the clinical, microbiome, and metabolic response to paraprobiotic Lactiplantibacillus plantarum LRCC5282 in overweight adults.

Araştırma, aşırı kilolu bireylerde temel bağırsak mikrobiyom çeşitliliğinin paraprobiotik müdahalelere yanıt üzerindeki etkisini inceliyor. Sonuçlar, mikrobiyom hedefli müdahalelere yanıtın çeşitlilik ile ilişkisini aydınlatmayı amaçlıyor.

4 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42640624DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 109

Nüks/Dirençli Multipl Miyelom Hastalarında Yeni GPRC5D × CD3 Bispesifik Antikor Talquetamab ile İlişkili GPRC5D Yan Etkilerinin Klinik Özellikleri ve Yönetimi: MonumenTAL-1 Çin Kohortu Deneyimi

Orijinal: Clinical features and management of GPRC5D-associated adverse events in novel GPRC5D × CD3 bispecific talquetamab-treated relapsed/refractory multiple myeloma patients: the MonumenTAL-1 China cohort experience.

## APBA Kısa Özet Bu makale, nüks/dirençli multipl miyelom (RRMM) tedavisinde kullanılan GPRC5D × CD3 bispesifik antikor talquetamab'ın Çinli hasta popülasyonundaki güvenlik profilini, özellikle GPRC5D ilişkili hedef-dışı (on-target/off-tumor) advers olayları (AE) incelemektedir. Faz I/II niteliğindeki MonumenTAL-1 çalışmasının Çin kohortuna dayanan bu analiz, söz konusu yan etkilerin klinik özelliklerini ve yönetim stratejilerini sunmaktadır. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, ağır ön tedavi almış nüks/dirençli multipl miyelom hastalarında deri, oral mukoza ve tırnak yapısı gibi dokularda eksprese edilen GPRC5D'ye karşı geliştirilen talquetamab tedavisinin güvenliliğini araştırmıştır. GPRC5D ilişkili hedef-dışı advers olayların insidansı, ortaya çıkış süresi, süresi ve iyileşme durumu, haftada bir (QW) veya iki haftada bir (Q2W) subkutan uygulama rejimlerinde değerlendirilmiştir. ## Yöntem Araştırma, faz I/II MonumenTAL-1 çalışmasının Çin kohortundan elde edilen verileri kapsayan bir klinik değerlendirmedir. Çalışmaya toplam 41 yetişkin Çinli RRMM hastası dahil edilmiştir (haftada bir [QW] kohortu n=29; iki haftada bir [Q2W] kohortu n=12). Hastalar subkutan yolla 0.4 mg/kg QW veya 0.8 mg/kg Q2W talquetamab almıştır. Medyan takip süreleri sırasıyla QW kohortunda 16.3 ay, Q2W kohortunda ise 13.9 ay olarak bildirilmiştir. ## Temel bulgular - GPRC5D ilişkili advers olaylar genellikle 1-2. derece ağırlığındadır (QW kohortunda bir adet 3. derece döküntü dışı deri toksisitesi bildirilmiştir). - En sık görülen yan etkiler oral bulgular (tat bozukluğu/disguzi, ağız kuruluğu), deri bulguları (döküntü, döküntü dışı deri toksisitesi) ve tırnak bozukluklarıdır. - Veri kesit tarihine kadar bu olayların %50 ila %100'ü iyileşme göstermiştir. - Advers olaylar çoğunlukla destekleyici tedavilerle yönetilmiş; yalnızca bir olguda (2. derece kilo kaybı) doz modifikasyonu gerekmiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? Talquetamab tedavisine bağlı GPRC5D ilişkili advers olayların genellikle hafif şiddette olduğu, iyi tolere edilebildiği ve ilacın bilinen genel güvenlik profiliyle uyumlu olduğu görülmektedir. Destekleyici yaklaşımlar sayesinde tedaviye ara verme veya dozu düşürme ihtiyacı minimumda tutularak uzun süreli tedavi devamlılığı sağlanabilmektedir. ## Klinik önem Hastaların tedavi öncesinde olası GPRC5D ilişkili yan etkiler konusunda bilgilendirilmesi ve ortaya çıkan semptomların zamanında yönetilmesi, talquetamab maruziyetini optimize ederek hastaların bu immünoterapiden maksimum klinik fayda görmesini sağlayabilir. ## Sınırlılıklar Bu rapor, sınırlı hasta sayısı (n=41) içeren bir faz I çalışma kohortunun alt grup analizine dayanmaktadır. Çalışma yalnız özet (abstract) verileri ve belirli bir coğrafi/etnik popülasyonu temsil eden kohort deneyimi üzerinden sunulduğundan, bulguların daha geniş ve heterojen popülasyonlara genellenmesi için kapsamlı evrensel çalışmalara ihtiyaç vardır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut metin, faz I/II klinik çalışmasının Çin kohortuna ait hakemli dergide yayınlanmış güvenlik verilerini sunmaktadır. Açık ve erişilebilir özet metnine dayanarak, metodolojik olarak küçük örneklemli bir faz I kohort çalışması niteliğindedir. Formel bir GRADE veya Cochrane sistematik derleme değerlendirmesi yapılmamış olup, sunulan kanıt düzeyi erken faz açık etiketli kohort gözlemlerine dayanmaktadır.

2 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Hematology (Amsterdam, Netherlands)PMID 42679119DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 109

Nüks/Dirençli Multipl Miyelom Hastalarında Yenilikçi GPRC5D × CD3 Çift Spesifik Antikor Talquetamab ile GPRC5D İlişkili Advers Olayların Klinik Özellikleri ve Yönetimi: MonumenTAL-1 Çin Kohortu Deneyimi

Orijinal: Clinical features and management of GPRC5D-associated adverse events in novel GPRC5D × CD3 bispecific talquetamab-treated relapsed/refractory multiple myeloma patients: the MonumenTAL-1 China cohort experience.

## APBA Kısa Özet Bu makale, nüks/dirençli multipl miyelom (RRMM) tedavisinde kullanılan GPRC5D × CD3 çift spesifik antikoru talquetamabın Çinli hastalardaki güvenlik profilini, özellikle GPRC5D ile ilişkili hedef-üstü/tümör-dışı (on-target/off-tumor) advers olaylara odaklanarak incelemektedir. Faz I/II MonumenTAL-1 çalışmasının Çin kohortu verilerine dayanan bu analiz, söz konusu yan etkilerin klinik özelliklerini, zamanlamasını ve yönetim stratejilerini değerlendirmektedir. Kaynak metin yalnızca çalışma özetine (abstract) dayanmaktadır. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, önceden yoğun tedavi almış nüks veya dirençli multipl miyelom hastalarında talquetamab tedavisine bağlı olarak ortaya çıkan GPRC5D ilişkili hedef-üstü/tümör-dışı advers olayların insidansını, başlama zamanını, süresini ve iyileşme durumunu araştırdı. Ayrıca bu yan etkilerin klinik pratikte nasıl yönetilebileceği ve doz modifikasyonu gerektirip gerektirmediği değerlendirildi. ## Yöntem Araştırma, faz I/II MonumenTAL-1 çalışmasının Çin kohortunu içeren bir alt grup analizidir. Çalışmaya ölçülebilir hastalığı olan ve daha önce yoğun tedavi almış toplam 41 yetişkin Çinli RRMM hastası dahil edildi. Hastalar haftada bir (QW) 0,4 mg/kg (n=29) veya iki haftada bir (Q2W) 0,8 mg/kg (n=12) subkutan talquetamab alacak şekilde takip edildi. Veri kesilme tarihleri QW kohortu için 29 Şubat 2024, Q2W kohortu için ise 26 Ağustos 2024 olarak belirlendi. Medyan tedavi süresi QW kohortunda 7,7 ay, Q2W kohortunda ise 7,1 ay idi. ## Temel bulgular - GPRC5D ilişkili advers olaylar çoğunlukla 1-2. derece ağırlığındaydı (QW kohortunda bir adet 3. derece döküntü dışı cilt toksisitesi görüldü). - En sık görülen yan etkiler oral advers olaylar (tat bozukluğu/disguzi, ağız kuruluğu), cilt advers olayları (döküntü ve döküntü dışı cilt toksisiteleri) ve tırnak bozukluklarıydı. - Veri kesilme tarihine kadar bu yan etkilerin %50 ila %100'ü iyileşme gösterdi. - Advers olaylar rutin destekleyici tedavilerle yönetildi; yalnızca bir olguda (2. derece kilo kaybı) talquetamab doz modifikasyonu gerekirdi. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen bulgular, talquetamab tedavisine bağlı GPRC5D ilişkili advers olayların genellikle hafif şiddette olduğunu, iyi tolere edilebildiğini ve ilacın bilinen küresel güvenlik profiliyle tutarlılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu yan etkilerin doz azaltımı veya kesilmesine gerek kalmadan destekleyici yaklaşımlarla yönetilebilmesi, hastaların tedaviye uzun süre boyunca uyum sağlamasına olanak tanımaktadır. ## Klinik önem RRMM hastalarının tedavi başlangıcından önce olası GPRC5D ilişkili advers olaylar konusunda bilgilendirilmesi ve ortaya çıkan yan etkilerin zamanında yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu proaktif yaklaşım, hastaların optimal ilaç maruziyetini sürdürmesini ve dolayısıyla talquetamab tedavisinden elde edilecek klinik yararın maksimize edilmesini sağlayabilir. ## Sınırlılıklar - Çalışma yalnız özet (abstract) düzeyindeki verilerle bildirilmiştir; tam metin ayrıntıları raporda yer almamaktadır. - Çin kohortundaki hasta sayısı toplamda 41 ile sınırlıdır (QW kohortu n=29, Q2W kohortu n=12). - Takip süreleri (medyan 13.9 - 16.3 ay) ve örneklem boyutu, uzun vadeli güvenlik sonuçlarının genellenmesi açısından kısıtlılık oluşturabilir. - Kontrollü karşılaştırmalı bir kol bulunmamaktadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut veriler, Faz I/II klinik çalışmanın Çinli alt popülasyonuna ait açık kaynaklı özet bilgilerine dayanmaktadır. Çalışma tasarımı, talquetamab tedavisinin güvenliğini tanımlamak için uygun bir erken evre kohort yaklaşımı sunmakla birlikte, küçük örneklem boyutu ve kontrol grubunun olmaması nedeniyle kanıt düzeyi sınırlıdır. Formal bir Cochrane veya GRADE değerlendirmesi yapılmamıştır; ancak sunulan bulgular klinik pratikte yan etki yönetimi açısından yol gösterici niteliktedir.

2 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Hematology (Amsterdam, Netherlands)PMID 42679119DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
HABERALAKA 95

Multipl Sklerozda Peptit Bağlı Eritrosit Tedavisi: Antijene Özgü Regülatuar T Hücreleri ve Faz Ib Bulguları

Multipl skleroz hastalarında miyelin peptitleri bağlanmış otolog eritrositlerin güvenliliği açık etiketli bir Faz Ib çalışmasında incelendi. Tek doz uygulamanın ardından antijene özgü regülatuar T hücrelerinde artış ve nöroflaman hafif zincir düzeylerinde düşüş kaydedildi.

1 anahtar kelime başlıkta
82 GüvenC Kanıt100 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 82

Pulmoner Hipertansiyonlu HFpEF'te Tek Boyutlu Direnç Ölçümüne Alternatif: Çok Modlu Fenotipleme Yaklaşımı

Fadi W. Adel ve Lisa M. Mielniczuk, Circulation: Heart Failure dergisinde yayımlanan bir editöryelde, pulmoner hipertansiyonlu kalp yetmezliği korunmuş ejeksiyon fraksiyonu (PH‑HFpEF) hastalarının heterojen yapısını daha iyi tanımlamak için çok modlu bir fenotipleme çerçevesi öneriyor.

1 anahtar kelime başlıkta
72 GüvenE Kanıt0 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 76

Sağlık Bakanlığı, Ambulans ve Acil Bakım için Yeni Akış Şemeleri Yayınladı

Türk sağlık sisteminde acil durum yönetiminde önemli değişiklikler yapıldı. Ambulans ve acil bakım teknikerlerine yönelik akış şemaları yenilendi.

1 anahtar kelime başlıkta
57 Güven— Kanıt100 Tutarlılık2 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 74

ABD'de Sıcak Dalga Dönemlerinde Acil Servis Başvurularının Yaklaşık Onda Biri Isı Kaynaklı

BMJ'de yayımlanan güncel bir çalışma aktarımı, ABD'deki aşırı sıcak dalgaları süresince acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık onda birinin ısıyla doğrudan veya dolaylı ilişkili olduğunu gösteriyor.

1 anahtar kelime başlıkta
82 Güven— Kanıt10 Tutarlılık
Haberi aç →
BİLİMSEL MAKALEALAKA 70

Temel bağırsak mikrobiomu ekolojisi, bariyatrik cerrahiden sonra uzun vadeli yağ kütlesi kaybını tahmin ediyor: Ekonomik bir Bifidobacterium fenotipi için kanıt.

Orijinal: Baseline gut microbiome ecology predicts long-term fat mass loss after bariatric surgery: evidence for a thrifty Bifidobacterium phenotype.

Bu çalışma, bariyatrik cerrahiden sonra yağ kaybını etkileyen bağırsak mikrobiomu ile ev sahibi etkileşimlerini incelemektedir. 24 ay boyunca yapılan gözlemsel çalışmada, mikrobiom dayanıklılığı ve Akdeniz diyeti uyumunun etkileri değerlendirilmiştir.

1 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42635403DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 70

Bariyatrik cerrahiden sonra uzun dönem yağ kütlesi kaybını öngören temel bağırsak mikrobiyom ekolojisi: maliyet etkin bir Bifidobacterium fenotipinin kanıtı

Orijinal: Baseline gut microbiome ecology predicts long-term fat mass loss after bariatric surgery: evidence for a thrifty Bifidobacterium phenotype.

Bu gözlemsel çalışma, bariyatrik cerrahi sonrası yağ kütlesi kaybına etki eden bağırsak mikrobiyom dinamiklerini ve Akdeniz diyeti uyumunu 24 ay boyunca incelemiştir. Sonuçlar, Bifidobacterium türlerinin varlığının yağ kaybında önemli rol oynayabileceğini göstermektedir.

1 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42635403DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 70

Başlangıç Bağırsak Mikrobiyom Ekolojisi, Bariyatrik Cerrahi Sonrası Uzun Dönem Yağ Kütlesi Kaybını Tahmin Ediyor: Tasarruflu Bifidobacterium Fenotipi Üzerine Kanıtlar

Orijinal: Baseline gut microbiome ecology predicts long-term fat mass loss after bariatric surgery: evidence for a thrifty Bifidobacterium phenotype.

Bu çalışma, bariyatrik cerrahinin (BS) uzun dönem etkileri ile mikrobiyom direnci ve Akdeniz Diyeti'ne (MedDiet) uyumun 24 aya kadar olan ilişkisini incelemektedir. Başlangıç bağırsak mikrobiyomunun yağ kütlesi kaybı üzerindeki rolü değerlendirilmektedir.

1 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42635403DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 68

Aşırı Gaz Şikayeti Olan Bireylerde Bağırsak Mikrobiyotası ve Metabolik Değişiklikler: Klinik Müdahale İçin Temel Mikrobiyal Hedef Olarak Faecalibacterium prausnitzii

Orijinal: Gut microbiota and metabolic alterations in participants with flatulence identify Faecalibacterium prausnitzii as a key microbial target for clinical intervention.

## APBA Kısa Özet Bu araştırma, aşırı gaz (flatulans) sorunu yaşayan bireylerde bağırsak mikrobiyotası ve metabolik profil değişikliklerini incelemiş, *Faecalibacterium prausnitzii* bakterisini kilit bir düzenleyici olarak tanımlamıştır. İn vitro ve çift kör, randomize, plasebo kontrollü klinik çalışma verilerine göre, *Bifidobacterium longum* CCFM1319 suşu takviyesi bağırsaktaki *F. prausnitzii* bolluğunu artırmış ve flatulans semptomlarında klinik iyileşme sağlamıştır. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, aşırı gaz şikayeti olan bireylerdeki mikrobiyal dizilim, fonksiyonel bozukluklar ve metabolik değişiklikleri tanımlamayı amaçlamıştır. Ayrıca, bu disbiyozu düzeltebilecek özgül mikrobiyal hedefleri ve bu hedeflere yönelik tasarlanan bir probiyotik müdahalesinin klinik etkinliğini araştırmıştır. ## Yöntem Araştırma, çok aşamalı bir metodoloji ile yürütülmüştür: 1. **Gözlemsel ve Metabolik Analiz:** Aşırı gaz şikayeti olan katılımcıların ve sağlıklı kontrollerin dışkı mikrobiyotası ve metabolik profilleri karşılaştırılmıştır. 2. **İn Vitro Deneyler:** *F. prausnitzii* replasmanının gaz üretimi, bütirat sentezi ve mikrobiyal topluluklar üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. 3. **Mikrobiyal Etkileşim Analizi:** *F. prausnitzii* seviyesini destekleyecek aday probiyotik suş olarak *Bifidobacterium longum* CCFM1319 belirlenmiştir. 4. **Klinik Araştırma:** *B. longum* CCFM1319 suşunun etkinliği çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir klinik çalışmada test edilmiştir. ## Temel bulgular - Flatulans sergileyen bireylerde anormal fermentasyon artışı, oksidatif stresle ilişkili fonksiyonların zenginleşmesi, düşük düzeyli inflamatuar belirteçlerin yükselmesi ve mukozal koruyucu metabolitlerin azalması ile karakterize belirgin bir disbiyoz saptanmıştır. - *Faecalibacterium prausnitzii* miktarı, yüksek gaz üreten fenotip ile güçlü bir negatif korelasyon göstermiştir. - İn vitro ortamda *F. prausnitzii* eklenmesinin gaz üretimini azalttığı, bütirat üretimini artırdığı ve bütiratla ilişkili mikrobiyal toplulukları yeniden yapılandırdığı doğrulanmıştır. - Çift kör, randomize, plasebo kontrollü klinik çalışmada *B. longum* CCFM1319 takviyesi, bağırsaktaki *F. prausnitzii* bolluğunu anlamlı derecede yükseltmiş ve flatulans semptomlarında belirgin iyileşme sağlamıştır. ## Bulgular ne anlama geliyor? Söz konusu veriler, aşırı gaz oluşumunun yalnızca gıda toleranssızlığı veya mekanik faktörlerle değil, bağırsak mikrobiyotasının fonksiyonel disbiyozu ve bütirat üreten yararlı bakterilerin azalmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. *F. prausnitzii* düzeyinin *B. longum* CCFM1319 gibi spesifik suşlar aracılığıyla artırılması, bağırsak gaz dengesini ve mikrobiyal metabolizmayı düzenlemede etkili bir yol sunmaktadır. ## Klinik önem Aşırı gaz ve şişkinlik gibi gastrointestinal semptomların yönetiminde, rastgele probiyotik kullanımından ziyade mekanik olarak doğrulanmış suşların (örneğin *B. longum* CCFM1319) kullanımı hedefe yönelik bir tedavi seçeneği sağlayabilir. *F. prausnitzii*'nin artırılması ve bütirat üretiminin desteklenmesi, mukozal bariyer bütünlüğünü ve inflamatuar süreçleri olumlu etkileyebilir. ## Sınırlılıklar Özet metin düzeyinde ulaşılan veriler doğrultusunda, klinik çalışmaya katılan hasta sayısı, dozaj süresi ve takip aralıklarına dair ayrıntılı metodolojik detaylar kısıtlıdır. Tam metin incelemesi yapılmadığından, probiyotiğin uzun vadeli kalıcılığı ve yan etki profili hakkında kesin çıkarımlar sunulamaz. ## APBA Evidence Assessment Bu değerlendirme yalnızca erişilebilir özet (abstract) verilerine dayanmaktadır. Araştırma, in vitro mekanizmayı çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir klinik çalışma (RCT) ile birleştirmesi açısından yüksek metodolojik standartlara sahiptir. Ancak tam metne ulaşılamadığı için formal bir GRADE veya Cochrane risk değerlendirmesi yapılmamıştır.

2 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42689867DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 63

Fazla Kilolu ve Obez Kadınlarda Egzersiz ile Birlikte Tarçın Takviyesinin Antropometrik ve Hormonal Parametreler Üzerine Etkisi

Orijinal: Effects of cinnamon supplementation combined with exercise training on anthropometric indices and reproductive hormones in overweight and obese women.

## APBA Kısa Özet Bu kaynak, fazla kilolu ve obez kadınlarda egzersiz antrenmanı ile tarçın takviyesinin kombinasyonunun antropometrik göstergeler ve cinsiyet hormonları üzerindeki etkilerini inceleyen randomize kontrollü bir çalışmanın verilerini sunmaktadır. Çalışma yalnızca makale özeti (abstract) düzeyindedir. ## Çalışma neyi araştırdı? Obezite ve vücut yağ dağılımındaki değişiklikler ile hormonal dalgalanmalar kadın doğurganlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu bağlamda araştırma, egzersiz programına eklenen tarçın takviyesinin göğüs ve karın çevresi ölçümleri ile estradiol, progesteron, folikül stimülan hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) serum konsantrasyonları üzerindeki katma değerini incelemiştir. Literatürde bitkisel takviyelerin metabolik ve endokrin parametreleri modüle etme potansiyeli tartışılmakta olup, bu çalışma spesifik olarak egzersizle sinerjik bir etki yaratıp yaratmadığını test etmeyi hedeflemiştir. ## Yöntem Çalışmaya inaktif durumdaki 26 fazla kilolu ve obez kadın dahil edilmiştir. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrılmıştır: Egzersiz grubu (E; n = 13) ve Egzersiz artı tarçın takviyesi grubu (E+S; n = 13). Her iki grup da haftada üç kez olmak üzere 4 haftalık bir egzersiz programını tamamlamıştır. E+S grubuna ek olarak haftada üç kez tarçın takviyesi verilmiştir. Müdahale öncesinde ve sonrasında göğüs ve karın çevreleri ile estradiol, progesteron, FSH ve LH serum düzeyleri ölçülmüştür. Kaynak metinde egzersiz protokolünün türü, şiddeti, süresi, tarçın dozajı, formülasyonu veya kontrolden sorumlu ekipmanlar gibi kritik yöntem detayları yer almamaktadır. Tüm analizler ve istatistiksel sonuçlar yalnızca yayınlanmış özet kısmında rapor edilmiştir. ## Temel bulgular Her iki grup da müdahale sonrasında göğüs ve karın çevrelerinde istatistiksel olarak anlamlı azalmalar göstermiştir (tüm p değerleri ≤ 0,005). Her iki grupta estradiol, progesteron ve FSH konsantrasyonları artarken, LH konsantrasyonları anlamlı düzeyde azalmıştır (tüm p değerleri ≤ 0,005). Gruplar arası karşılaştırmalarda, yalnızca göğüs çevresinde anlamlı bir fark saptanmıştır (p = 0,003). Karın çevresi ve üreme hormonu konsantrasyonlarında gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (tüm p > 0,05). İstatistiksel güç hesaplamaları veya yan etki kayıtları hakkında kaynakta bilgi verilmemiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? 4 haftalık çalışma süresi sonucunda her iki grupta da antropometrik ve hormonal ölçümlerde olumlu değişimler kaydedilmiştir. Ancak gruplar arası anlamlı farkın yalnızca göğüs çevresiyle sınırlı kalması, tarçın takviyesinin egzersize kıyasla karın çevresi veya üreme hormon profilleri üzerinde ek bir fayda sağladığına dair net bir kanıt sunmamaktadır. Egzersizin tek başına bile kısa vadeli dönemde vücut kompozisyonu ve hipofiz-gonadal aks fonksiyonlarını olumlu yönde düzenleyebildiği görülmektedir. Tarçının eklenmesi, özellikle karın bölgesi yağlanması veya hormonal denge açısından beklenen sinerjiyi sağlayamamış olabilir. ## Klinik önem Bulgular, egzersiz temelli girişimlerin vücut kompozisyonu ve hormonal parametreler üzerindeki potansiyel önemini vurgulamaktadır. Bununla birlikte, mevcut veriler klinik rutinler için tarçın takviyesinin ek bir hormonal avantaj sağladığını desteklememektedir. Sağlık profesyonelleri, obezite yönetimi ve üreme sağlığı odaklı yaklaşımlarda fiziksel aktivitenin temel taşı olduğunu hatırlamalı; bitkisel takviyeleri kanıta dayalı egzersiz protokollerinin yerine konulabilecek alternatifler olarak değil, yalnızca yetersiz kanıt düzeyinde destekleyici unsurlar olarak değerlendirmelidir. ## Sınırlılıklar Veriler yalnızca yayın özeti (abstract) düzeyindedir; tam metin ayrıntıları raporda yer almamaktadır. Örneklem boyutu küçüktür (toplam 26 katılımcı). Müdahale süresi 4 hafta gibi kısa bir süreyle sınırlıdır. Çalışmada egzersiz protokolü, tarçın dozu, diyet kontrolü veya yaşam tarzı faktörleri gibi kofaktörler hakkında kaynak metinde ayrıntı verilmemiştir. Ayrıca, çalışmanın istatistiksel gücü, yan etki profili ve uzun vadeli sürdürülebilirliği hakkında veri bulunmamaktadır. Bulgu doğruluğu için daha büyük ölçekli, metodolojik şeffaflığı yüksek araştırmalara ihtiyaç vardır. ## APBA Evidence Assessment Bu değerlendirme, sunulan çalışma özeti ve bibliyografik verilere dayanmaktadır. Çalışma, randomize kontrollü tasarımına rağmen küçük örneklem büyüklüğü, kısa müdahale süresi ve eksik protokol detayları nedeniyle sınırlı kanıt gücüne sahiptir. Tarçın takviyesinin ek yarar sağladığına dair anlamlı bir kanıt bulunmadığından, sonuçların klinik kılavuzlara doğrudan yansıtılması için daha kapsamlı ve yeterli istatistiksel güce sahip araştırmalara ihtiyaç vardır. Mevcut bulgular, egzersizin metabolik ve endokrin iyileşmedeki merkezi rolünü teyit ederken, bitkisel takviyelere yönelik klinik önerileri henüz desteklememektedir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42683508DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 63

Isomaltulüt içeren jelatinin 18 delikli golf turu sırasında interstisyel glukoz ve salivary hormonlar üzerindeki etkileri: randomize, çift kör pilot çalışma

Orijinal: Effects of continuous isomaltulose-containing gummy intake on interstitial glucose and salivary hormones during an 18-hole golf round: a randomized, double-blind controlled pilot study.

## APBA Kısa Özet Bu randomize, çift kör pilot çalışma, 18 delikli golf turu sırasında isomaltulüt içeren jelatin tüketiminin interstisyel glukoz, salivary hormonlar (cortisol, testosteron, DHEAS) ve subjektif stres göstergeleri üzerindeki etkisini değerlendirmiştir. 23 erkek kolej golfçüsü, isomaltulüt (ISO) ve sukroz (CON) gruplarına rastgele atanmış; her delik sonrası 12,1 g karbonhidrat içeren jelatin tüketilmiştir. Ana sonuçlar, ISO grubunda DHEAS ve testosteron seviyelerinde artış, CON grubunda ise daha yüksek subjektif uyanıklık (wakefulness, relaxation) rapor edilmesi olarak özetlenmiştir. 18 delikli skor ve ortalama interstisyel glukoz konsantrasyonunda ise gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, isomaltulütün yavaş sindirilen bir şeker olarak, golf gibi uzun süreli orta yoğunlukta spor sırasında glikemi dinamiklerini ve stres hormonlarını nasıl etkilediğini araştırdı. Ayrıca, bu biyokimyasal değişikliklerin subjektif uyanıklık ve golf performansı üzerindeki potansiyel etkileri incelendi. ## Yöntem - **Tasarım**: Randomize, çift kör, kontrollü pilot çalışma. - **Katılımcılar**: 23 erkek kolej golfçüsü (yaş aralığı ve diğer demografik bilgiler belirtilmemiş). - **Aralık**: 18 delikli golf turu boyunca. - **Girişimler**: Her delik sonrası isomaltulüt (ISO) veya sukroz (CON) içeren jelatin tüketimi (12,1 g karbonhidrat/ delik, toplam 217,5 g). - **Ölçümler**: - Salivary stress markers: cortisol, testosterone, DHEAS. - Interstisyel glukoz: sürekli glukoz izleme (CGM). - Subjektif değerlendirmeler: uyku hali, rahatlama, konsantrasyon. - Golf performansı: 18 delikli skor. - **İstatistik**: Planlanmış Welch t‑testleri ile zaman noktası başına grup karşılaştırması. ## Temel bulgular 1. **Performans**: 18 delikli skor arasında gruplar arasında anlamlı fark yok (p = 0,38). 2. **Glukoz**: Ortalama interstisyel glukoz konsantrasyonunda anlamlı fark yok (p = 0,20). 3. **Hormonal**: ISO grubunda DHEAS ve testosteron seviyeleri, turun son yarısında CON grubuna göre daha yüksek (p = 0,58, fark büyüklüğü d = 0,58) – istatistiksel olarak anlamlı değil. 4. **Subjektif**: CON grubunda uyanıklık (wakefulness) ve rahatlama (relaxation) skorları ISO grubuna göre anlamlı derecede yüksek (p < 0,01). ## Bulgular ne anlama geliyor? - Isomaltulütün yavaş sindirimi, glikemi dalgalanmalarını azaltma potansiyeline sahip olsa da, bu pilot çalışmada 18 delikli golf turu sırasında ölçülen ortalama interstisyel glukoz seviyelerinde belirgin bir fark ortaya çıkmamıştır. - Hormonal değişiklikler (DHEAS, testosteron) ISO grubunda gözlemlenmiş olsa da, istatistiksel anlamlılık elde edilmemiştir; bu, örneklem büyüklüğünün sınırlı olmasından kaynaklanabilir. - Subjektif uyanıklık ve rahatlama, sukroz grubunda daha yüksek rapor edilmiştir, bu da hızlı emilen şekerlerin anlık arousal seviyelerini artırabileceğini düşündürür. - Performans skorlarında herhangi bir fark bulunmaması, biyokimyasal ve subjektif değişikliklerin golf performansına doğrudan yansımadığını göstermektedir. ## Klinik önem - Spor beslenmesi alanında, isomaltulüt gibi yavaş sindirilen karbonhidratların uzun süreli spor etkinliklerinde glikemi kontrolü ve stres hormonları üzerindeki potansiyel etkileri araştırılmaya devam edilmelidir. - Bu pilot çalışma, isomaltulütün golf performansını doğrudan iyileştirme potansiyelinin sınırlı olduğunu, ancak biyokimyasal ve subjektif göstergelerde değişiklikler olabileceğini göstermektedir. - Klinik uygulama için, isomaltulütün uzun süreli spor etkinliklerinde kullanımı, performans artışı yerine metabolik stabilite ve stres yönetimi açısından değerlendirilebilir. ## Sınırlılıklar - **Örneklem büyüklüğü**: 23 katılımcı, pilot bir çalışma olduğu için istatistiksel güç sınırlıdır. - **Ölçüm süresi**: Tek bir golf turu boyunca ölçüm yapılmış, uzun vadeli etkiler değerlendirilememiştir. - **Subjektif ölçümler**: Öznel değerlendirmeler öznel yanlılık riskini taşır. - **Kontrol grubu**: Sukroz, hızlı emilen şeker olduğu için karşılaştırma için uygun olsa da, farklı karbonhidrat tipleri ile genişletilmiş bir kontrol grubu gerekebilir. - **Genel popülasyon**: Sadece erkek kolej golfçülerinden oluşan bir örneklem, sonuçların genel popülasyona genellenmesini sınırlamaktadır. ## APBA Evidence Assessment Kaynak, yalnızca özet (abstract) düzeyinde bilgi sunmaktadır. Bu nedenle, metodolojik detaylar (örneğin randomizasyon yöntemi, blinding prosedürleri, veri toplama araçlarının doğruluğu) tam olarak değerlendirilememektedir. Özet, çalışma tasarımını, katılımcı sayısını, girişim detaylarını ve ana sonuçları açıkça belirtmektedir. Ancak, istatistiksel analiz yöntemleri, güven aralıkları ve eksik veri yönetimi gibi kritik bilgiler eksiktir. Bu nedenle, kanıt düzeyi düşük olarak sınıflandırılmalı ve sonuçların yorumlanmasında temkinli olunmalıdır. Daha büyük, çok merkezli ve uzun süreli çalışmalarla bulguların doğrulanması gerekmektedir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42678360DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 63

Isomaltulüt içeren jelibonun 18 delikli golf turu sırasında interstisyel glukoz ve salivary hormonlar üzerindeki etkileri: randomize, çift kör pilot çalışma

Orijinal: Effects of continuous isomaltulose-containing gummy intake on interstitial glucose and salivary hormones during an 18-hole golf round: a randomized, double-blind controlled pilot study.

## APBA Kısa Özet Bu randomize, çift kör pilot çalışma, 18 delikli golf turu sırasında isomaltulüt içeren jelibonun interstisyel glukoz dinamikleri ve salivary hormonlar üzerindeki etkisini araştırmıştır. 23 erkek kolej golfçüsü, isomaltulüt (ISO) ve sukroz (CON) gruplarına rastgele atanmış; her delik sonrası 12,1 g karbonhidrat tüketilmiştir. Ana sonuçlar, ISO grubunda salivary DHEAS ve testosteron seviyelerinde artış gösterirken, golf performansında (18 delik puanı) anlamlı fark bulunmamıştır. Özetle, isomaltulüt glukoz dalgalanmalarını ve hormonal yanıtları etkileyebilir, fakat performans üzerindeki pratik etkisi henüz net değildir. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, isomaltulütün (yavaş sindirilen disakkarit) golf gibi uzun süreli, orta yoğunlukta bir spor etkinliği sırasında interstisyel glukoz seviyeleri, salivary stres hormonları (kortizol, testosteron, DHEAS) ve subjektif uyanıklık/koncentrasyon gibi psikofizyolojik parametreler üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Ayrıca, bu biyokimyasal değişikliklerin golf performansına (18 delik puanı) yansıyıp yansılamayacağını değerlendirmiştir. ## Yöntem - **Çalışma tasarımı:** Randomize, çift kör, kontrollü pilot çalışma. - **Katılımcılar:** 23 erkek kolej golfçüsü (yaş aralığı ve diğer demografik bilgiler kaynakta belirtilmemiş). - **Gereç:** Jelibonlar, isomaltulüt (ISO) veya sukroz (CON) içeriyor; her delik sonrası 12,1 g karbonhidrat. - **Veri toplama:** - Salivary hormonlar (kortizol, testosteron, DHEAS) ölçümleri. - Interstisyel glukoz, sürekli glukoz izleme cihazı ile. - Subjektif değerlendirmeler (uyku hali, rahatlama, konsantrasyon). - Golf performansı (18 delik puanı). - **İstatistik:** Her zaman noktasında gruplar arası karşılaştırmalar için planlanmış Welch t‑testleri. ## Temel bulgular - **Golf performansı:** 18 delik puanı için gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p = 0,38). - **İnterstisyel glukoz:** Ortalama glukoz konsantrasyonunda gruplar arası fark anlamlı değildi (p = 0,20). - **Hormonal değişiklikler:** ISO grubunda DHEAS ve testosteron seviyeleri, turun son yarısında artış gösterdi; bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p = 0,58). - **Subjektif sonuçlar:** CON grubunda uyanıklık (wakefulness) ve rahatlama (relaxation) skorları ISO grubuna göre anlamlı derecede yüksek (p < 0,01). ## Bulgular ne anlama geliyor? - **Glukoz dinamiği:** İki karbonhidrat kaynağı arasında interstisyel glukoz seviyelerinde belirgin fark bulunmadığı için, isomaltulütün golf sırasında glukoz dalgalanmalarını önemli ölçüde azaltıp azaltmadığı netleşmemiştir. - **Hormonal yanıt:** DHEAS ve testosteronun artışı, isomaltulütün stres hormonları üzerindeki potansiyel etkisini gösterebilir; ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı olmadığı için klinik veya performansla ilişkili bir sonuç çıkarılamaz. - **Subjektif uyanıklık:** Sukroz grubunun daha yüksek uyanıklık ve rahatlama skorları, hızlı emilen şekerin daha hızlı arousal (uyanıklık) yaratabileceğini düşündürür; bu da isomaltulütün daha stabil bir enerji kaynağı olabileceğini destekler. ## Klinik önem Çalışma, golf gibi uzun süreli spor etkinliklerinde isomaltulütün potansiyel faydalarını araştıran ilk randomize çalışmalardan biridir. Ancak, performans üzerinde anlamlı bir etki gözlenmediği için, klinik uygulama önerisi yapılamaz. Yine de, isomaltulütün glukoz dalgalanmalarını azaltma ve hormonal yanıtları hafifçe değiştirme potansiyeli, uzun süreli sporcular için beslenme stratejileri geliştirilirken dikkate alınabilir. ## Sınırlılıklar 1. **Örneklem büyüklüğü:** 23 katılımcı pilot bir çalışma için küçük bir örneklem; istatistiksel güç sınırlıdır. 2. **Tek seviye ölçüm:** Sürekli glukoz izleme ve hormon ölçümleri tek seviye (her delik sonrası) yapılmış; zaman serisi analizi sınırlı kalmıştır. 3. **Demografik bilgi eksikliği:** Yaş, vücut kitle indeksi, antrenman geçmişi gibi potansiyel karıştırıcı değişkenler rapor edilmemiştir. 4. **Yalnızca erkek katılımcılar:** Kadın sporcuların yanıtları bilinmemektedir. 5. **Yalnızca abstract mevcut:** Tam metin erişilemediği için metodoloji detayları (örneğin, blinding prosedürleri, ölçüm cihaz kalibrasyonu) net değildir. ## APBA Evidence Assessment Kaynak, yalnızca özet (abstract) düzeyinde bilgi sunmaktadır. Bu nedenle, metodolojik kalite, risk of bias değerlendirmesi ve kesin sonuç çıkarımı sınırlıdır. Özet, randomize, çift kör tasarım ve planlanmış istatistiksel testler olduğunu belirtse de, örneklem büyüklüğü, blinding detayları ve ölçüm araçlarının doğruluğu hakkında bilgi verilmemiştir. Bu nedenle, elde edilen bulguların güvenilirliği ve genellenebilirliği konusunda temkinli olunmalıdır. Daha büyük, çok merkezli ve uzun süreli çalışmaların yapılması, isomaltulütün performans ve biyokimyasal etkilerini doğrulamak için gereklidir. --- **Not:** Bu sentez, yalnızca verilen özet metni temel alarak hazırlanmıştır. Tam metin erişilemediği için metodolojik ayrıntılar ve ek sonuçlar hakkında bilgi verilememektedir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42678360DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 63

İdame hemodiyaliz tedavisi alan hiperfosfatemili Çinli hastalarda ferrik sitrat tabletlerin etkinlik ve güvenliliği: çok merkezo, randomize, açık etiketli, aktif kontrollü, faz III çalışma

Orijinal: Efficacy and safety of ferric citrate tablets in Chinese patients with hyperphosphatemia undergoing maintenance hemodialysis: a multicenter, randomized, open-label, active-controlled, phase III trial.

## APBA Kısa Özet Bu sentez, idame hemodiyaliz (MHD) tedavisi gören hiperfosfatemili Çinli hastalarda ferrik sitrat tabletlerin etkinliği ve güvenliğini sevelamer karbonat ile karşılaştıran faz III çok merkezli randomize açık etiketli çalışmanın özetine dayanmaktadır. Kaynak metin yalnızca makale özeti (abstract) düzeyindedir; tam metinde yer alan ayrıntılı yöntem ve uzun vadeli sonuçlar hakkında bilgi verilmemiştir. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışmanın temel amacı, ferrik sitrat tabletlerin serum fosfor düzeylerini düşürmedeki etkinliğini sevelamer karbonat tabletlerine kıyasla non‑inferior (eşdeğer) olup olmadığını belirlemek ve aynı zamanda güvenlik profilini değerlendirmektir. Çalışma, kronik böbrek hastalığı nedeniyle bakım hemodiyalizi (MHD) alan ve hiperfosfatemili Çinli yetişkin hastaları kapsar. ## Yöntem Bu, çok merkezli, randomize, açık etiketli, aktif kontrollü ve non‑inferiorlık tasarımlı bir faz III klinik araştırmadır. Hastalar 12 haftalık bir tedavi süresi boyunca iki gruba rastgele atanmıştır: ferrik sitrat tablet (n=119) ve sevelamer karbonat tablet (n=120). Birincil son nokta, tedavi başlangıcından 12. haftaya kadar serum fosfor düzeyindeki değişimdir; non‑inferiorlık marjı 0.32 mmol/L olarak belirlenmiştir. İkincil son noktalar serum kalsiyumu, intakt paratiroid hormonu (iPTH) değişiklikleri ve güvenlik değerlendirmeleridir. Güvenlik, tedaviye bağlı advers olayların sıklığı ve şiddeti üzerinden izlenmiştir. Kaynak metinde randomizasyon prosedürü, körleme durumu ve laboratuvar ölçüm protokolleri ayrıntılı olarak açıklanmamıştır. ## Temel bulgular Toplam 239 hasta randomize edilmiştir. Ferrik sitrat grubunda serum fosfor düzeyindeki ortalama değişim -0.70 ± 0.50 mmol/L, sevelamer karbonat grubunda ise -0.61 ± 0.59 mmol/L olarak bulunmuştur. En az kareler yöntemiyle elde edilen ortalama fark -0.09 mmol/L (95 % CI: -0.24 ila 0.05 mmol/L) olup, önceden tanımlanan non‑inferiorlık sınırı (0.32 mmol/L) içinde kalmıştır. Hedef fosfor seviyesine (genellikle 1.13‑1.78 mmol/L) ulaşan hastaların oranı ferrik sitrat %49.09, sevelamer %48.28 olup istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p=0.902). Ferrik sitrat, serum ferritin, transferrin saturasyonu ve hemoglobin düzeylerinde anlamlı iyileşmeler sağlamış, bu da demir eksikliği anemisinin düzeltilmesine işaret etmektedir. Tedaviye bağlı advers olayların çoğu hafif şiddette olup, en sık gastrointestinal semptomlar (bulantı, ishal) rapor edilmiştir; ciddi advers olaylar rapor edilmemiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen sonuçlar, ferrik sitrat tabletlerin MHD hastalarında serum fosfor kontrolünde sevelamer karbonata eşdeğer bir etkinliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, ferrik sitratın demir depolarını ve hemoglobin seviyesini artırması, fosfat bağlayıcı tedavinin anemi yönetimiyle birlikte kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bu çift yönlü fayda, özellikle demir takviyesi gerektiren hemodiyaliz hastalarında klinik kararları etkileyebilir. ## Klinik önem Hiperfosfateminin kronik böbrek hastalığı hastalarında kardiyovasküler komplikasyon ve mortalite riskini artırdığı göz önüne alındığında, etkili ve güvenli bir fosfat bağlayıcı ajan kritik öneme sahiptir. Ferrik sitrat, fosfat kontrolünün yanı sıra demir eksikliği anemisini de iyileştirdiği için, tek bir ilaçla iki klinik sorunu aynı anda yönetme potansiyeli sunar. Güvenlik profilinin büyük ölçüde hafif gastrointestinal yan etkilerle sınırlı olması, uzun vadeli kullanım için kabul edilebilir bir tolerans gösterdiğini düşündürmektedir. ## Sınırlılıklar Kaynak metin yalnızca özet düzeyinde sunulmuştur; bu nedenle hasta alt grup analizleri, laboratuvar ölçüm protokolleri, randomizasyonun körleme durumu ve uzun vadeli kardiyovasküler sonuçlar gibi kritik metodolojik detaylar eksiktir. Açık etiketli tasarım, hem hastalar hem de araştırmacılar için önyargı riskini artırabilir. Ayrıca, çalışma süresi yalnızca 12 hafta olduğundan, uzun vadeli güvenlik ve etkinlik verileri mevcut değildir. ## APBA Evidence Assessment Bu çalışma, randomize kontrollü, çok merkezli ve faz III tasarımına sahip olup, non‑inferiorlık hedefini istatistiksel olarak başarmıştır. Ferrik sitratın fosfat kontrolünde sevelamer karbonata eşdeğer olduğu ve demir parametrelerini iyileştirdiği bulguları, mevcut kanıt seviyesini artırmaktadır. Ancak, tam metin incelemesi ve daha uzun takip süreli çalışmalar gereklidir; bu nedenle, klinik kılavuzlarda güçlü bir öneri olarak yer alması için ek kanıtlar gerekmektedir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Renal failurePMID 42675918DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 63

Kanser Tedavisinde Radyoterapiye İmmün Kontrol Noktası İnhibitörleri Eklenmesinin Klinik Değeri: Bir Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

Orijinal: The clinical value of adding immune checkpoint inhibitors to radiotherapy for cancer: a systematic review and meta-analysis.

## APBA Kısa Özet Bu makale, kanser tedavisinde radyoterapiye immün kontrol noktası inhibitörleri (ICI) eklenmesinin klinik değerini değerlendiren kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz çalışmasıdır. Kaynak metin bir dergi makalesinin abstract (özet) verilerine dayanmaktadır. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, kanser hastalarında radyoterapi ile birlikte uygulanan immün kontrol noktası inhibitörlerinin genel sağkalım (OS) ve progresyonsuz sağkalım (PFS) üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Ayrıca kanser türleri, kullanılan ICI türleri ve tedavi zamanlamasının (özellikle adjuvan uygulama) etkinlik ve güvenlilik üzerindeki rollerini incelemiştir. ## Yöntem Araştırmacılar PubMed, Embase ve Cochrane Library veritabanlarında 14 Nisan 2024 tarihine kadar yayınlanan randomize kontrollü çalışmaları (RCT) taramıştır. Bağımsız iki hakem tarafından yürütülen tarama ve veri ekstraksiyonu sonucunda 7.947 hastayı içeren 15 randomize kontrollü çalışma değerlendirmeye alınmıştır. İstatistiksel analiz için heterojeniteye ($I^2$ istatistiği) göre rastgele veya sabit etkiler modelleri seçilmiş; OS ve PFS için Hazard Ratio (HR), yanıt oranları ve advers olaylar için Odds Ratio (OR) değerleri hesaplanmıştır. Çalışma PROSPERO veritabanında (CRD42024551008) kaydedilmiştir. ## Temel bulgular - Toplam 15 randomize kontrollü çalışmanın meta-analizinde, genel kanser popülasyonunda havuzlanmış HR değerleri OS için 0.865 (%95 GA: 0.730-1.000, $I^2$ = %72.1) ve PFS için 0.799 (%95 GA: 0.677-0.922, $I^2$ = %82.0) olarak bulunmuştur. - Kanser türlerine göre alt grup analizinde, küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) ve servikal kanser hastalarında radyoterapiye immünoterapi eklenmesi OS ve PFS'de anlamlı iyileşme sağlamıştır (KHDAK için OS: 0.544, PFS: 0.527; servikal kanser için OS: 0.722, PFS: 0.754). - Zamanlama açısından, adjuvan ICI tedavisi OS için 0.742 ve PFS için 0.638 havuzlanmış HR değerleri ile anlamlı katkı sunmuştur. - Güvenlilik açısından, 3. derece veya daha yüksek tedaviye bağlı ve immün ilişkili advers olaylar için havuzlanmış OR değerleri sırasıyla 1.227 ve 2.217 olarak saptanmıştır. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen bulgular, immün kontrol noktası inhibitörlerinin radyoterapi ile kombinasyonunun tüm kanser türlerinde aynı derecede etkili olmadığını, özellikle KHDAK ve servikal kanserde belirgin klinik yararlar sunduğunu ortaya koymaktadır. Adjuvan aşamada uygulanan immünoterapinin bu süreçte avantajlı bir zamanlama olabileceği görülmektedir. ## Klinik önem Bu çalışma, radyoterapi alan belirli kanser hastalarında (KHDAK ve servikal kanser) immünoterapinin eklenmesinin sağkalım parametrelerini iyileştirebileceğini, ancak artan immün ilişkili yan etki riskinin de yakından takip edilmesi gerektiğini klinik pratikte hatırlatmaktadır. ## Sınırlılıklar Çalışma yalnızca yayınlanmış literatürün özet verilerine dayanmaktadır. Analiz edilen çalışmalar arasında heterojenlik yüksek düzeydedir (örneğin OS için $I^2$ = %72.1, PFS için $I^2$ = %82.0). Ayrıca farklı kanser tipleri ve ICI rejimlerinin bir arada değerlendirilmiş olması bulguların genellenebilirliğini sınırlamaktadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut metin randomize kontrollü çalışmaların sistematik derlemesi ve meta-analizi düzeyinde kanıt sunmaktadır. Çalışma 7.947 hasta gibi geniş bir örneklem hacmine ulaşmış olsa da, yüksek heterojenlik oranları ve artmış toksisite riski (3. derece ve üzeri yan etkiler) bulguların dikkatle yorumlanmasını gerektirir. Formal bir GRADE veya Cochrane risk of bias değerlendirmesi bu özet metin üzerinden yapılamaz; ancak metodolojik olarak literatür taraması standartlarına uygun yürütülmüştür.

2 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Annals of medicinePMID 42613912DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 61

Çoklu Travmalara Bağlı Post-Travmatik Stres Bozukluğu için Çevrimiçi Göz Hareketi Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Tedavisi: Eşzamanlı Olmayan Çoklu Temel Tasarım

Orijinal: Online-delivered eye movement desensitization and reprocessing treatment for adults with post-traumatic stress disorder due to multiple traumas: a non-concurrent multiple baseline design.

Bu çalışma, çevrimiçi göz hareketi duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) tedavisinin çoklu travmalara bağlı post-travmatik stres bozukluğu olan bireylerde etkinliğini değerlendiriyor. Çalışmada, çevrimiçi EMDR tedavisinin etkinliği araştırılmaktadır.

1 başlık eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
European journal of psychotraumatologyPMID 42635006DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
HABERALAKA 60

NEJM'de Yayınlanan Mektup, Lentiviral In Vivo CD19 CAR‑T Hücre Tedavisini Nörolojik Otoimmün Hastalıklarda Ele Aldı

The New England Journal of Medicine’de yayımlanan bir mektup, lentiviral aracılı in vivo CD19 CAR‑T hücre tedavisinin nörolojik otoimmün bozukluklarda potansiyel kullanımını duyuruyor; ancak çalışma detayları ve klinik veriler mevcut değil.

1 anahtar kelime özette
82 Güven— Kanıt100 Tutarlılık
Haberi aç →
HABERALAKA 56

Dural Puncture Epidural ve Standart Epiduralda Programlı Aralıklı Bolus Süreleri Karşılaştırıldı

Randomize çift kör bir çalışmada, dural puncture epidural (DPE) tekniğinin programlı aralıklı epidural bolus (PIEB) aralığını uzatıp uzatmadığı incelendi. EI90 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı.

1 anahtar kelime özette
82 GüvenC Kanıt100 Tutarlılık2 okunma
Haberi aç →
BİLİMSEL MAKALEALAKA 56

Karbonhidrat Ağız Gargarasının Küçük Saha Futbol Maçlarında Psikofizyolojik Yanıtlar, Kinematik Değişkenler ve Teknik Eylemler Üzerine Etkileri

Orijinal: Effects of carbohydrate mouth rinse on psychophysiological responses, kinematic variables and technical actions during small-sided soccer games.

## APBA Kısa Özet Bu çalışmada, karbonhidrat ağız gargarasının (CHO MR) genç erkek futbolcularda küçük saha futbol maçları (small-sided soccer games - SSG) sırasında psikofizyolojik yanıtlar, kinematik değişkenler ve teknik eylemler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Randomize, çapraz ve çift kör tasarıma sahip olan araştırma, CHO MR uygulamasının zihinsel yorgunluğu azalttığını ve belirli teknik aksiyonları olumlu yönde etkilediğini, ancak algılanan fiziksel zorlanmayı artırdığını göstermiştir. ## Çalışma neyi araştırdı? Araştırma, karbonhidrat ağız gargarasının egzersiz veya maç performansına olan etkilerini spor dalına özgü küçük saha oyunları bağlamında değerlendirmeyi amaçlamıştır. Özellikle futbol gibi yüksek düzeyde odaklanma, karar verme ve teknik beceri gerektiren takım sporlarında, karbonhidratın sindirilmeden ağız içinde algılanmasının (oral reseptörler aracılığıyla) beyin üzerindeki olası merkezi yorgunluk geciktirici ve performans artırıcı etkileri test edilmiştir. ## Yöntem Çalışmaya 16 genç erkek futbolcu (yaş ortalaması: 15 ± 1 yıl) katılmıştır. Araştırma randomize, çapraz ve çift kör bir tasarımla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, aralarında bir hafta arوْ ve benzeri koşullar sağlanarak iki ayrı 4'e 4 küçük saha futbol maçına katılmıştır. Maçlardan önce ve sırasında ya karbonhidrat ağız gargarasının (CHO MR) ya da plasebo (PLA) solüsyonunun kullanıldığı protokoller uygulanmıştır. Değerlendirilen parametreler arasında kalp atım hızı (ortalama ve maksimum), algılanan zorlanma derecesi (RPE), keyif alma, görsel analog skala (VAS) ile ölçülen zihinsel yorgunluk, ruh hali durumları, toplam mesafe, yüksek hızda koşu mesafesi, ortalama metabolik güç, yüksek metabolik yük mesafesi, sprint mesafesi, hızlanma/yavaşlama verileri ve pas, ikili müdahale, şut ve top kapma gibi teknik eylemler yer almıştır. ## Temel bulgular Plasebo grubuyla karşılaştırıldığında, karbonhidrat ağız gargarasının kullanıldığı koşulda algılanan zorlanma derecesi (RPE) anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p = 0.025, g = 0.86). Buna karşın, VAS ile değerlendirilen zihinsel yorgunluk skorları CHO MR grubunda anlamlı derecede daha düşük çıkmıştır (p = 0.010, g = -0.71). Teknik eylemler açısından bakıldığında, top kapma, başarılı müdahaleler, başarısız müdahaleler, başarısız şutlar ve gol sayılarında CHO MR lehine anlamlı artışlar gözlenmiştir. Öte yandan, kinematik değişkenler (toplam mesafe, sprint mesafesi, hızlanmalar vb.), kalp atım hızı ölçümleri, ruh hali, keyif ve başarılı pas ile şut oranları açısından koşullar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p > 0.05). ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen bulgular, karbonhidrat ağız gargarasının oral reseptörler aracılığıyla merkezi sinir sistemini uyararak zihinsel yorgunluk algısını azalttığını ve maç sırasındaki bazı teknik aksiyonları (özellikle savunma müdahaleleri ve gol girişimleri) olumlu yönde destekleyebileceğini düşündürmektedir. Ancak bu durum, sporcuların antrenman yükünü veya çaba algısını (RPE) daha yoğun hissetmesiyle birliktedir. ## Klinik önem Spor beslenmesi ve antrenman bilimi bağlamında, karbonhidrat ağız gargaraları sindirim sistemine ek bir yük getirmeden kısa süreli yüksek yoğunluklu egzersizlerde performansı desteklemek için pratik bir yöntem olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, genç futbolcularda maç sırasındaki zihinsel yorgunluğun yönetilmesinde ve seçilmiş teknik performansların optimize edilmesinde CHO MR'nin potansiyel bir destekleyici olabileceğine işaret etmektedir. ## Sınırlılıkлар Bu çalışmanın sonuçları yalnızca sunulan özet (abstract) verilerine dayanmaktadır. Çalışma örnekleminin 16 genç erkek futbolcu ile sınırlı olması, sonuçların farklı yaş gruplarına, kadın sporculara veya profesyonel düzeydeki oyunculara genellenmesini kısıtlamaktadır. Ayrıca tam metin incelemesi yapılmadığından, beslenme standardizasyonu ve körleme etkinliğine dair ayrıntılı metodolojik detaylar bu değerlendirmenin kapsamı dışındadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kaynak metin bir randomize kontrollü çapraz çalışma özetine dayanmaktadır. Çalışma, çift kör tasarımı sayesinde önyargıyı azaltan güçlü bir metodolojik temele sahiptir; ancak örneklem büyüklüğünün küçüklüğü ve bulguların yalnızca bir özet metinle sınırlı olması nedeniyle, kanıt düzeyi orta seviyede değerlendirilmeli ve kesin klinik/pratik öneriler sunulmadan önce kapsamlı tam metin verileriyle desteklenmelidir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42677822DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 56

BNT162b2 Aşısı Sonrası İnme Riski: Kendine Kontrol Edilen Vaka Serileri Çalışmalarının Sistematik İncelemesi ve Meta‑Analizi

Orijinal: Stroke risk following BNT162b2 vaccination: a systematic review and meta-analysis of self-controlled case series studies.

## APBA Kısa Özet Bu özet, makalenin yalnızca özetine dayanmaktadır. BNT162b2 aşısının kısa vadeli inme riskini inceleyen sekiz kendine kontrol edilen vaka serisi (SCCS) çalışmasının meta‑analizi, 0,967 (95% CI 0,892‑1,049) IRR ile istatistiksel olarak anlamlı bir artış göstermemektedir. ## Çalışma neyi araştırdı? Araştırma, BNT162b2 (Pfizer‑BioNTech) COVID‑19 aşısının kısa vadeli (risk‑pencere) inme riskini sistematik olarak değerlendirmeyi amaçladı. Önceden yayımlanmış SCCS çalışmalarının bulgularını birleştirerek, aşı sonrası inme olasılığının artıp artmadığını belirlemeye çalıştı. ## Yöntem - **Literatür taraması**: PubMed ve Embase, 1 Ocak 2020’den 9 Mayıs 2026’ya kadar tarandı. PRISMA 2020 yönergeleri uygulandı. - **Kriterler**: SCCS tasarımına sahip, BNT162b2 aşısı sonrası inme riskini rapor eden çalışmalar kabul edildi. - **Veri toplama**: Her çalışmadan IRR, güven aralığı ve örneklem büyüklüğü alındı. - **Meta‑analiz**: Rastgele etkili model (REML) ve Knapp‑Hartung düzeltmesi kullanıldı. Heterojenite I² ile ölçüldü. - **Alt grup analizleri**: kıta, risk‑pencere uzunluğu, doz kategorisi, SCCS varyantı ve yaş grubu bazında yapıldı. ## Temel bulgular - **Toplam**: 8 çalışma, 6 ülke, birkaç milyon aşılanan kişi. - **Birleştirilmiş IRR**: 0,967 (95% CI 0,892‑1,049). 0.05 seviyesinde istatistiksel anlamlılık yok. - **Heterojenite**: I² = 69,2 % (yüksek). Heterojenitenin büyük kısmı metodolojik farklılıklardan kaynaklandı. - **Alt grup**: Kıta, risk‑pencere uzunluğu, doz, SCCS varyantı ve yaş grubu arasında anlamlı etki değişikliği yok. ## Bulgular ne anlama geliyor? BNT162b2 aşısının kısa vadede inme riskini artırdığına dair istatistiksel kanıt yoktur. Yüksek heterojenite, çalışmalar arasında metodolojik farklılıkların (örneğin risk‑pencere tanımı, SCCS varyantı) sonuçları etkilediğini gösterir. Alt grup analizleri, aşı etkisinin yaş, doz veya coğrafi konum gibi faktörlerle değişmediğini destekler. ## Klinik önem - **Aşı güvenliği**: BNT162b2 aşısının kısa vadeli inme riskini artırmadığı, aşıya karşı güveni pekiştirir. - **Klinik karar‑alım**: Hemşireler, doktorlar ve hastalar için aşı sonrası inme riskinin düşük olduğu mesajı verilebilir. - **Politika**: Sağlık otoriteleri, aşı kampanyalarını sürdürürken risk‑pencere döneminde ek izlem gerekmediğini düşünebilir. ## Sınırlılıklar - **Özet bazlı veri**: Çalışma yalnızca özet bilgisi içerdiği için detaylı metodoloji, risk‑pencere tanımı ve bireysel veri eksik. - **Heterojenite**: Yüksek heterojenite, sonuçların genel geçerliliğini sınırlayabilir. - **Kayıp veri**: Bazı çalışmalarda tam IRR ve güven aralıkları rapor edilmemiş olabilir. - **Kısa süreli risk**: Çalışma sadece kısa vadeli risk (risk‑pencere) üzerine odaklandı; uzun vadeli etkiler değerlendirilmedi. ## APBA Evidence Assessment - **Metodoloji**: PRISMA 2020 uyumu ve rastgele etkili model kullanımı, meta‑analizin güvenilirliğini artırır. - **Kanıt düzeyi**: SCCS tasarımı, zaman‑bağımlı riskleri kontrol ettiği için güçlü bir gözlemsel yöntemdir. Ancak, yalnızca özet veriye dayalı olduğu için kanıt düzeyi sınırlıdır. - **Genel geçerlilik**: Alt grup analizleri, farklı coğrafi bölgelerde ve yaş gruplarında tutarlı sonuçlar gösterdiği için bulguların geniş bir popülasyona uygulanabilirliği yüksek görünmektedir. - **Risk‑pencere**: Kısa vadeli riskin incelenmesi, uzun vadeli riskleri yansıtmayabilir; bu nedenle ek uzun vadeli çalışmalar önerilir. Bu sentez, mevcut özet verilerine dayanarak BNT162b2 aşısının kısa vadeli inme riskini artırmadığını göstermektedir. Yüksek heterojenite ve özet bazlı sınırlamalar göz önünde bulundurularak, sonuçların dikkatli yorumlanması önerilir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Expert review of vaccinesPMID 42661284DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
HABERALAKA 55

Türkiye robotik cerrahide ileri seviyeye ulaştı

Prof. Dr. Önder Kalenderer, Türkiye'nin robotik cerrahi ve yapay zeka uygulamalarının önemli bir seviyeye ulaştığını belirterek, özellikle ortopedide bu teknolojilerin her geçen gün daha yaygın kullanıldığını bildirdi.

2 anahtar kelime özette
49 Güven— Kanıt9 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 55

FDA MedWatch Safety Alert: AVID Medical Convenience Kit Correction

AVID Medical has issued a critical correction for convenience kits containing Medline Namic Star Off Handle Manifolds. Facilities are urged to identify, quarantine, and label affected units to prevent potential serious injury or death.

1 anahtar kelime özette
73 Güven— Kanıt80 Tutarlılık
Haberi aç →
HABERALAKA 54

Closed reduction and percutaneous fixation versus open reduction and internal fixation for displaced medial malleolar fractures: a randomized controlled trial

A multicenter randomized controlled trial of 50 adults with isolated displaced medial malleolar fractures found no significant difference in functional or radiological outcomes between closed reduction and percutaneous fixation and open reduction and internal fixation at 6 months, though percutaneous fixation was associated with lower hardware discomfort rates.

Güçlü kanıt
81 GüvenB Kanıt100 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

HIV pozitif gençlerin ilişkilerinde HIV'in açığa çıkarılması yolları: BREATHER Plus denemesi örneği ile niteliksel analiz.

Orijinal: Pathways of onward HIV disclosure in relationships among young people living with vertically acquired HIV receiving antiretroviral therapy: A qualitative analysis from the BREATHER Plus trial, South Africa.

Bu çalışma, doğuştan HIV taşıyan gençlerin ilişkilerinde HIV pozitifliklerini açığa çıkarma süreçlerini incelemektedir. Güney Afrika'daki klinik denemeden elde edilen veriler, 35 katılımcının derinlemesine görüşmeleri ve odak grup tartışmaları aracılığıyla toplandı, bu süreçte sosyal destek elde etmek ve ruhsal iyilik halleri açısından yaşadıkları zorluklar değerlendirildi.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Global public healthPMID 42623024DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Subkutan enjeksiyon iğnesi, cihazı ve uygulama özelliklerinin hasta ağrısı, kaygısı ve güvenliği üzerindeki etkisi: Sistematik literatür derlemesi

Orijinal: Analyzing the impact of subcutaneous injection needle, device, and administration characteristics on patient pain, anxiety, and safety: a systematic literature review.

Bu sistematik derleme, subkutan enjeksiyon iğnesi, cihazı ve uygulama özelliklerinin hastaların ağrı, kaygı ve güvenlik düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür.

Hakemli bilimsel yayın
Drug deliveryPMID 42657518DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

CiltAltı Enjeksiyon İğnesi ve Uygulama Özelliklerinin Hastaların Ağrı, Anksiyete ve Güvenliği Üzerindeki Etkisinin Analizi: Sistematik Literatür Taraması

Orijinal: Analyzing the impact of subcutaneous injection needle, device, and administration characteristics on patient pain, anxiety, and safety: a systematic literature review.

Bu sistematik literatür taraması, cilt altı enjeksiyonlarının hasta bildirimli sonuçlarını etkileyen iğne özelliklerini (ölçü, uzunluk, uç tasarımı gibi) ve cihazla ilgili faktörleri incelemektedir.

Hakemli bilimsel yayın
Drug deliveryPMID 42657518DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

İsveçli Yenidoğanlarda Düşük Bifidobakteri Düzeylerini ve Farklı Mikrobiyota Kompozisyonu ile Fonksiyonunu Ortaya Koyan Ülke Çapında Kohort Çalışması

Orijinal: Nationwide cohort study reveals low bifidobacteria and distinct microbiota composition and function in Swedish newborns.

## APBA Kısa Özet Bu sentez, İsveçli yenidoğanlarda bağırsak mikrobiyota profili, fonksiyonel özellikleri ve Bifidobacterium varlığını inceleyen ulusal bir kohort çalışmasının verilerine dayanmaktadır. Kaynak metin yalnızca makale künyesi, yazar listesi ve kayıt numarası (NCT06285630) içeren bir özet (abstract) düzeyindedir; bu nedenle tam metin incelemesi yapılmamıştır. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, İsveç genelindeki yenidoğan popülasyonunda gastrointestinal mikrobiyomun kompozisyonunu ve fonksiyonel dinamiklerini araştırmayı amaçlamıştır. Özellikle erken yaşam bağırsak mikrobiyotasında önemli bir yer tutan Bifidobacterium türlerinin durumu ve genel mikrobiyota yapısı odak noktasıdır. ## Yöntem Bu araştırma, ülke çapında gerçekleştirilmiş gözlemsel bir kohort çalışmasıdır. Veriler katılımcı yenidoğanlardan alınan dışkı örnekleri ve ilgili klinik/demografik kayıtlar aracılığıyla toplanmıştır. Analiz süreçlerinde metagenomik ve mikrobiyota profilleme yöntemlerinin kullanıldığı bildirilmiştir. ## Temel bulgular Kaynak metnin sınırlı, yalnızca künye içeren yapısı nedeniyle makaledeki spesifik sayısal sonuçlara, oranlara veya istatistiksel verilere bu raporda yer verilememektedir. Kaynak, İsveçli yenidoğanlarda düşük bifidobakteri oranları ve farklı bir mikrobiyota kompozisyonuna işaret eden genel bir başlık bilgisi sunmaktadır. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen başlık düzeyi bilgiler, belirli coğrafi ve demografik gruplarda yenidoğan mikrobiyotasının evrensel klasik normlardan farklılık gösterebileceğini düşündürmektedir. Ancak detaylı mekanistik sonuç çıkarabilmek için tam metin verilerine ihtiyaç vardır. ## Klinik önem Erken yaşam bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemi gelişimi ve ilerleyen dönemdeki sağlık sonuçları açısından kritik öneme sahiptir. İsveçli yenidoğanlardaki bu mikrobiyota profili, gelecekteki neonatal bakım ve probiyotik yaklaşım stratejilerine ışık tutabilir. ## Sınırlılıklar Değerlendirilen kaynak metin tam bir araştırma makalesi metni değil, yalnızca bibliyografik künye ve kayıt bilgilerinden oluşan bir özet (abstract) kaydıdır. Bu nedenle çalışmanın metodolojik detayları, hasta sayıları ve kesin bulguları bu sentezde yer almamaktadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kayıt, ulusal düzeyde tasarlanmış gözlemsel bir kohort çalışmasına (NCT06285630) işaret etmektedir. Kanıt düzeyi, yalnız başlık ve künye bilgilerine dayanması nedeniyle metodolojik olarak sınırlı bir çerçevede değerlendirilmiştir; formal bir tam metin veya Cochrane/GRADE kalitesinde kanıt değerlendirmesi yapılması bu aşamada mümkün değildir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42644416DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Subkutan enjeksiyon iğnesi, cihazı ve uygulama özelliklerinin hasta ağrısı, kaygısı ve güvenliği üzerindeki etkisi: Sistematik literatür derlemesi

Orijinal: Analyzing the impact of subcutaneous injection needle, device, and administration characteristics on patient pain, anxiety, and safety: a systematic literature review.

Bu sistematik derleme, subkutan enjeksiyon iğnesi, cihazı ve uygulama özelliklerinin hastaların ağrı, kaygı ve güvenlik düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür.

Hakemli bilimsel yayın
Drug deliveryPMID 42657518DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

İsveçli Yenidoğanlarda Düşük Bifidobakteri Düzeylerini ve Farklı Mikrobiyota Kompozisyonunu Ortaya Koyan Ülke Çapında Cohort Çalışması

Orijinal: Nationwide cohort study reveals low bifidobacteria and distinct microbiota composition and function in Swedish newborns.

## APBA Kısa Özet Bu çalışma, İsveçli yenidoğan popülasyonunda bağırsak mikrobiyota kompozisyonunu ve fonksiyonel özelliklerini ülke çapında bir cohort tasarımıyla incelemiş ve özellikle düşük bifidobakteri varlığı ile belirginleşen farklı bir mikrobiyom profili tespit etmiştir. ## Çalışma neyi araştırdı? Araştırma, İsveçli yenidoğanların bağırsak mikrobiyotasının genel kompozisyonunu, fonksiyonel kapasitesini ve özellikle *Bifidobacterium* varlığını ülke genelini temsil eden bir cohort üzerinde araştırmayı amaçlamıştır. ## Yöntem Çalışma, gözlemsel tipte bir ülke çapında cohort çalışması olarak yürütülmüştür. Yenidoğanlardan elde edilen dışkı örnekleri üzerinden mikrobiyom ve metamojenik analizler gerçekleştirilmiş, popülasyona özgü mikrobiyota kompozisyonu ve fonksiyonu değerlendirilmiştir. (Not: Kaynak metin yalnızca bibliyografik bilgiler ve kayıt referansları içermekte olup, detaylı hasta sayısı ve istatistiksel modeller sunmamaktadır). ## Temel bulgular Temel bulgular, İsveçli yenidoğanlarda düşük düzeyde bifidobakteri ve buna eşlik eden farklı bir mikrobiyota kompozisyonu ile fonksiyonel profil bulunduğunu ortaya koymaktadır. ## Bulgular ne anlama geliyor? Bu bulgular, yenidoğan bağırsak mikrobiyotasının coğrafi konum, popülasyon özellikleri ve erken yaşam çevresel faktörlerden etkilenebileceğini, klasik olarak bilinen evrensel profil dışındaki varyasyonların normal kabul edilebilecek popülasyon bazlı çeşitlilikler barındırabileceğini göstermektedir. ## Klinik önem Yenidoğan dönemindeki mikrobiyota kompozisyonunun, bağışıklık sisteminin gelişimi ve ilerideki sağlık sonuçları üzerinde potansiyel etkileri bulunmaktadır. Düşük bifidobakteri oranlarının klinik yansımalarının anlaşılması için uzun vadeli izlem çalışmalarına ihtiyaç vardır. ## Sınırlılıklar Kaynak metin yalnızca özet/kayıt düzeyinde bilgi sunduğu için, çalışmanın dışlama/dahil etme kriterleri, kesin hasta sayıları, confounder (karıştırıcı) faktörlerin kontrolü ve detaylı istatistiksel sonuçları bu değerlendirmede yer almamaktadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut veriler gözlemsel bir cohort çalışmasına dayanmaktadır. Doğrudan nedensellik kurmaktan ziyade tanımlayıcı ve keşfedici niteliktedir; bu nedenle klinik kılavuz değiştirici veya kesin bir müdahale önerisi sunma niteliği taşımamaktadır.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42644416DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

CiltAltı Enjeksiyon İğnesi ve Uygulama Özelliklerinin Hastaların Ağrı, Anksiyete ve Güvenliği Üzerindeki Etkisinin Analizi: Sistematik Literatür Taraması

Orijinal: Analyzing the impact of subcutaneous injection needle, device, and administration characteristics on patient pain, anxiety, and safety: a systematic literature review.

Bu sistematik literatür taraması, cilt altı enjeksiyonlarının hasta bildirimli sonuçlarını etkileyen iğne özelliklerini (ölçü, uzunluk, uç tasarımı gibi) ve cihazla ilgili faktörleri incelemektedir.

Hakemli bilimsel yayın
Drug deliveryPMID 42657518DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Koyu Clostridioides difficile enfeksiyonu için turuncu filtrait nakli: kemoterapi kaynaklı aplazide hematolojik hastalarda kurtarıcı terapi olarak pilot deneyim

Orijinal: Fecal filtrate transplantation as salvage therapy for fulminant Clostridioides difficile infection in adult hematological patients during chemotherapy-induced aplasia: a pilot experience.

Bu çalışma, kemoterapi sırasında aplazi yaşayan yetişkin hematolojik hastalarda fulminant Clostridioides difficile enfeksiyonunun yönetiminde fecal filtrat naklinin etkinliğini araştırıyor. Pilot deneyim, potansiyel bir kurtarıcı terapi olarak değerlendirilmektedir.

Hakemli bilimsel yayın
Gut microbesPMID 42635401DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Egzersiz Sonrası Rehidrasyon: %100 Meyve Suyu, Glikoz Bazlı Spor İçeceği ve Suyun Karşılaştırıldığı Randomize Çapraz Çalışma

Orijinal: Post-exercise rehydration: a randomized cross-over trial comparing a 100% fruit juice, a glucose-based sports drink, and water.

## APBA Kısa Özet Spor beslenmesinde "önce gıda" yaklaşımının yükselişi, doğal içerikli içeceklerin rehidrasyon amacıyla spor içeceklerine alternatif olarak sorgulanmasına yol açmıştır. Bu randomize çapraz çalışma, egzersiz kaynaklı ~%2 vücut kütle kaybı sonrasında %100 meyve suyu, glikoz bazlı spor içeceği ve suyun sıvı dengesi ve glisemik yanıt üzerindeki etkilerini, içeceklerin eşit su hacminde (kaybedilen kütlenin %150'si) verilmesi koşuluyla karşılaştırmıştır. Üç içecek, 5 saatlik toplam gözlem sürecinde benzer rehidrasyon etkinliği sergilemiş, ancak farklı kan glukoz profilleri oluşturmuş; kısa sürede yüksek hacimde meyve suyu tüketiminin gastrointestinal intoleransı tetiklediği görülmüştür. ## Çalışma neyi araştırdı? Meyve suları, doğal olarak spor içeceklerine benzer düzeyde karbonhidrat ve özellikle potasyum gibi elektrolitler içermektedir; ancak sodyum içerikleri spor içeceklerinden düşüktür ve potansiyel rehidrasyon alternatifleri olarak etkinlikleri net değildir. Araştırma, "doğal ürün" tercihi ve gıda odaklı spor beslenmesi stratejisi bağlamında, eşit su hacmi koşulunda bu üç içeceğin sıvı tutulumu ve glisemik yanıt açısından farklılık yaratıp yaratmadığını test etmeyi amaçlamıştır. ## Yöntem Çalışma, yaş ortalaması 28 ± 8 yıl, VKI 23.8 ± 2.9 kg/m² olan 17 sağlıklı yetişkin ile tek merkezde, randomize çapraz tasarımda yürütülmüştür. Katılımcılar, aşinalık ziyaretinin ardından üç denemeyi tamamlamıştır. Her denemede, çevre sıcaklığının ~35°C olduğu koşullarda bisiklet ergometresi ile vücut kütlelerinin yaklaşık %2'sini kaybedene kadar egzersiz yapılmıştır. Rehidrasyon fazı, ~21°C laboratuvar ortamında, kaybedilen kütlenin %150'sine eşdeğer su hacmindeki FRU, SPO veya WAT'ın 1 saat içinde tüketilmesiyle gerçekleştirilmiş, ardından 4 saatlik oturarak dinlenme ile toplam 5 saatlik gözlem süreci tamamlanmıştır. Bu süre boyunca 0, 0.25, 0.5, 0.75, 1, 1.5 ve 2. saatlerde kan glukoz ölçülmüş ve üretilen tüm idrar toplanarak hacim kaydedilmiştir. Denemeler arasında bir yıkanma süreci uygulanmış olup ayrıntılar kaynak metinde belirtilmemiştir. İstatistiksel analiz yaklaşımı, tekrarlanan ölçümler ve eğri altı alan (AUC) hesaplamasını içermiş; detaylar kaynak metinde ayrıntılı verilmemiştir. ## Temel bulgular - Toplam idrar hacmi: FRU 1266 ± 403 mL, SPO 1338 ± 361 mL, WAT 1394 ± 360 mL; P = 0.156; denemeler arasında anlamlı fark yoktur. - Su tutulumu oranı: FRU %42 ± 12, SPO %37 ± 10, WAT %35 ± 11; P = 0.059; istatistiksel eşik değerine ulaşmayan sınırlı bir farklılık eğilimi gözlenmiştir. - Kan glukoz eğri altında kalan alanı (AUC) denemeler arasında anlamlı biçimde farklılık göstermiştir (P < 0.003); her içeceğin ayrı glisemik imzası olduğu belirtilmiştir. - %100 meyve suyu denemesinde üç katılımcı gastrointestinal yakınmalar nedeniyle çalışmadan çıkarılmış olup, bu durumun 1 saat içinde ortalama ~2.300 mL meyve suyu tüketiminden kaynaklandığı düşünülmüştür. ## Bulgular ne anlama geliyor? Eşit su hacmi koşulunda üç içeceğin de 5 saatlik pencere içinde benzer net sıvı tutulumu sağlaması, "spor içeceği her zaman üstündür" varsayımını sarsmaktadır. İçeceklerin rehidrasyon açısından birbirinin yerine geçebileceğini düşündüren bu bulgu, pratikte sıvı kaynağının seçiminde esneklik sağlayabilir. Bununla birlikte, farklı glisemik yanıtlar, içeceğin karbonhidrat kompozisyonunun ve muhtemelen fruktoz/glukoz oranının emilim hızını etkilediğine işaret etmektedir. Pratik açıdan en kritik uyarı, aynı anda büyük hacimde meyve suyu tüketiminin gastrointestinal intolerans riskini artırdığıdır; bu durum, saha koşullarında tek seferde yüksek hacim sıvı alımı yapan sporcular için geçerli bir sorun olabilir. ## Klinik önem Sporcular, antrenörler ve spor beslenmesi uzmanları için mesaj iki yönlüdür: bir yandan "doğal ürün" tercih eden bireyler, kısa süreli rehidrasyon için %100 meyve suyunu spor içeceğine eşdeğer düzeyde kullanabilir; öte yandan tüketim hızı ve miktarı, gastrointestinal toleransı belirleyen kilit değişkenlerdir. Bu nedenle, meyve suyu tercih eden bireylere sıvı alımını daha uzun bir zaman dilimine yaymaları, ayrıca sodyum desteğinin ayrıca sağlanıp sağlanmayacağı konusunda bireysel değerlendirme yapmaları önerilebilir. Kaynak metinde klinik popülasyonlara (örneğin diabetes mellitus, kardiyovasküler hastalık, çocuk/yaşlı sporcular) yönelik alt grup analizleri yer almamaktadır; bu gruplara genelleme yapılmamalıdır. ## Sınırlılıklar - Örneklem büyüklüğü küçüktür (n=17 tamamlayan) ve güç hesaplaması kaynak metinde ayrıntılı verilmemiştir. - Çalışma yalnızca sağlıklı genç yetişkin erkek ve kadınları kapsamaktadır; çocuk, yaşlı, kronik hastalığı olan veya ilaç kullanan bireyler için dış geçerlilik sınırlıdır. - 1 saat içinde büyük hacim (~2.300 mL) sıvı tüketimi, gerçek yaşam alışkanlıklarından uzaktır ve ekolojik geçerliliği azaltmaktadır; meyve suyu kolundaki gastrointestinal kayıplar da bu nedenle yorumlanmalıdır. - Denemeler arası yıkanma süresi, plasebo kontrolü, körleme uygulaması ve içeceklerin makro besin kompozisyonu kaynak metinde ayrıntılı rapor edilmemiştir. - Sodyum, potasyum ve diğer elektrolit düzeylerinin serum veya idrar konsantrasyonlarına ilişkin ayrıntılar kaynak metinde verilmemiştir. - Tek bir ürün (%100 meyve suyu) test edilmiş olup diğer meyve sularına genellenebilirlik belirsizdir. - Uzun dönem performans, vücut kompozisyonu veya sağlık çıktıları ölçülmemiştir; yalnızca akut rehidrasyon ve glisemik yanıt değerlendirilmiştir. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kanıt, tek bir randomize çapraz çalışmanın rapor edilen sonuçlarına dayanmaktadır. Çapraz tasarım, içecekler arası bireysel değişkenliği kontrol altına alarak metodolojik bir güçlü yön sunmaktadır; eşit su hacmi sağlanması ise su dengesi karşılaştırmalarındaki önemli bir karıştırıcıyı ortadan kaldırmıştır. Ancak küçük örneklem, tek ürün ve tek seferlik yüksek hacim uygulaması, bulguların genellenebilirliğini sınırlandırmaktadır. PubMed üzerinden atıf ve referans bağlantıları sıfır olarak rapor edilmiş olup hakem değerlendirmesi durumu yayıncı metadata'sında belirtilmiştir; ancak bağımsız GRADE veya Cochrane risk-of-bias değerlendirmesi bu özet kapsamında uygulanmamıştır. Genel olarak, kısa vadeli rehidrasyon eşdeğerliğine ilişkin bulgular tutarlı görünmekle birlikte, meyve suyunun spor içeceğine klinik açıdan eşdeğer sayılabilmesi için daha geniş örneklemde, farklı tüketim hızlarında ve farklı popülasyonlarda tekrarlanan çalışmalara ihtiyaç vardır.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42672944DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

18 Çukurluk Golf Turu Boyunca İzomaltüloz İçeren Jelibon Tüketiminin İnterstisyel Glikoz ve Tükürük Hormonları Üzerine Etkileri: Randomize, Çift Kör, Kontrollü Pilot Çalışma

Orijinal: Effects of continuous isomaltulose-containing gummy intake on interstitial glucose and salivary hormones during an 18-hole golf round: a randomized, double-blind controlled pilot study.

## APBA Kısa Özet Bu kaynak, 18 çukurluk bir golf turu boyunca tüketilen izomaltüloz içerikli jelibonların interstisyel glikoz düzeyleri, tükürük hormonları ve subjektif yanıtlar üzerindeki etkilerini inceleyen randomize, çift kör ve kontrollü bir pilot çalışmadır. Kaynak metin yalnızca yayınlanan makalenin abstract (özet) verilerine dayanmaktadır. ## Çalışma neyi araştırdı? Golf gibi uzun süreli ve orta şiddetli sporlarda sürdürülebilir fizyolojik stabilizasyonun korunması önem taşır. Hızlı emilen şekerler hızlı kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilirken, yavaş sindirilen bir disakkarit olan izomaltüloz daha istikrarlı bir glikoz kaynağı sunabilir. Bu çalışma, izomaltüloz alımının fizyolojik stres belirteçleri (kortizol, testosteron, DHEAS), glisemik dinamikler, subjektif yanıtlar ve golf performansı üzerindeki etkilerini araştırmıştır. ## Yöntem Çalışmaya 23 erkek üniversite öğrencisi golfçü dahil edilmiş ve katılımcılar randomize edilerek izomaltüloz (ISO; n = 12) veya sükroz (CON; n = 11) grubuna ayrılmıştır. Çift kör olarak tasarlanan çalışmada katılımcılar, her çukurun hemen ardından izomaltüloz veya sükroz içeren jelibonlar tüketmiştir (her çukur için 12.1 g karbonhidrat, toplam karbonhidrat alımı 217.5 g). Birincil son noktalar tükürük stres belirteçleri (kortizol, testosteron ve DHEAS), ikincil son noktalar ise sürekli glikoz monitörizasyonu ile ölçülen interstisyel glikoz konsantrasyonu, subjektif değerlendirmeler (uyku hali, rahatlama ve konsantrasyon) ve 18 çukurluk golf skoru olmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda Welch t-testleri kullanılmıştır. ## Temel bulgular - 18 çukurluk skorlar (p = 0.38) veya ortalama interstisyel glikoz konsantrasyonları (p = 0.20) açısından gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. - Keşifsel analizlerde, turun ikinci yarısında izomaltüloz grubunda tükürük DHEAS ve testosteron düzeylerinin sayısal olarak daha yüksek olduğu bildirilmiştir (p d = 0.58), ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. - Subjektif sonuçlarda sükroz grubu lehine farklılık saptanmış; sükroz grubundaki katılımcılar izomaltüloz grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek subjektif uyarılma (uyanıklık ve rahatlama) bildirmiştir (p < 0.01). ## Bulgular ne anlama geliyor? Sürekli izomaltüloz tüketimi, uzun süreli golf performansı sırasında DHEAS ve testosteron gibi bazı hormonal konsantrasyonlarda farklılıklarla ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, bu fizyolojik değişiklikler sükroz içeren jelibonlarla karşılaştırıldığında objektif golf performansında anlamlı bir gelişmeyle sonuçlanmamıştır. ## Klinik önem İzomaltülozun uzun süreli spor aktivitelerinde glisemik dinamikleri ve hormonal yanıtları etkileyebileceği görülse de, bu etkilerin pratik ve klinik açıdan önemi henüz keşifsel aşamadadır. Elde edilen bulgular, doğrudan bir performans artışı veya klinik bir öneri sunmaktan ziyade gelecekteki araştırmalar için zemin hazırlamaktadır. ## Sınırlılıklar - Çalışma yalnızca özet (abstract) düzeyindeki verilerle sınırlıdır; tam metin değerlendirmesi yapılmamıştır. - Örneklem boyutu küçüktür (n = 23) ve yalnızca genç erkek katılımcıları kapsamaktadır. - Çalışma pilot niteliktedir ve gözlenen hormonal değişimlerin pratik karşılığı net değildir. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kanıtlar, randomize kontrollü ve çift kör bir pilot çalışmaya dayanmakta olup metodolojik olarak düşük örneklem hacmi nedeniyle keşifsel düzeydedir. Çalışma sonuçları, izomaltülozun hormon profilleri üzerinde bazı farklılıklar yaratabileceğini düşündürse de, sportif performans veya klinik yarar açısından kesin bir kanıt sunmamaktadır. Daha büyük örneklemli ve tekrarlanan ölçüm tasarımlarına sahip ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Hakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42678360DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Karbonhidrat Ağız Gargarasının Küçük Alanlı Futbol Maçlarında Psikofizyolojik Tepkiler, Kinematik Değişkenler ve Teknik Eylemler Üzerine Etkileri

Orijinal: Effects of carbohydrate mouth rinse on psychophysiological responses, kinematic variables and technical actions during small-sided soccer games.

## APBA Kısa Özet Bu APBA bilimsel yayın değerlendirmesinde, karbonhidrat ağız gargarası (CHO MR) uygulamasının genç erkek futbolcuların küçük alanlı futbol maçlarındaki (SSG) performans ve psikofizyolojik yanıtları üzerine etkileri incelenmiştir. Rastgeleleştirilmiş, çapraz ve çift kör tasarıma sahip olan bu çalışmada, 16 genç futbolcu değerlendirilmiş ve karbonhidrat gargarasının zihinsel yorgunluk ile seçilmiş teknik eylemler üzerindeki rolleri analiz edilmiştir. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, karbonhidrat ağız gargarası kullanımının küçük alanlı futbol maçlarında (4'e 4) mücadele eden genç sporcuların psikofizyolojik tepkilerini, kinematik parametrelerini ve teknik aksiyonlarını nasıl etkilediğini araştırmayı amaçlamıştır. Araştırma, karbonhidratın oral yolla alınıp yutulmaksızın çalkalanmasının (orofarengeal reseptörler aracılığıyla) merkezi sinir sistemi üzerindeki olası ergojenik etkilerini spor ortamında test etmiştir. ## Yöntem Araştırma, randomize, çapraz ve çift kör bir tasarımla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya yaş ortalamaları 15 olan 16 sağlıklı genç erkek futbolcu dahil edilmiştir. Katılımcılar, bir hafta arayla iki farklı 4'e 4 küçük alanlı futbol maçına (SSG) katılmış; bu maçlardan önce ya karbonhidrat ağız gargarası (CHO MR) ya da plasebo (PLA) uygulaması yapılmıştır. Maçlar sırasında kalp hızı ölçümleri, algılanan zorlanma derecesi (RPE), egzersizden alınan keyif, görsel analog skala (VAS) ile zihinsel yorgunluk, ruh hali durumları, toplam mesafe, yüksek şiddetli koşu mesafesi, metabolik güç ve çeşitli teknik eylemler (pas, top kapma, şut ve goller) kaydedilmiştir. ## Temel bulgular Plasebo ile karşılaştırıldığında, karbonhidrat ağız gargarası uygulaması şu sonuçları doğurmuştur: - Algılanan zorlanma derecesi (RPE), CHO MR grubunda anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. - Görsel analog skala (VAS) ile ölçülen zihinsel yorgunluk skorları CHO MR koşulunda anlamlı ölçüde daha düşük çıkmıştır. - Top kapma, başarılı ve başarısız müdahaleler, başarısız şutlar ve gol sayısı gibi bazı teknik eylemlerde CHO MR lehine anlamlı artışlar saptanmıştır. - Kalp hızı, toplam mesafe, yüksek şiddetli koşu mesafesi, sprint mesafesi, ivmelenme, yavaşlama ve ruh hali durumları açısından iki koşul arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen bulgular, karbonhidrat ağız gargar Gebrauch'unun (kullanımının) oral reseptörler yoluyla merkezi sinir sistemini uyararak zihinsel yorgunluğu azaltabileceğini ve yüksek yoğunluklu oyun içerisinde bazı teknik becerilerin sürdürülmesine katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, artan RPE (zorlanma algısı), sporcunun fiziksel olarak daha fazla zorlandığını veya çalışma sırasındaki algısının bu yönüyle etkilendiğini göstermektedir. ## Klinik önem Bu bulgular, antrenörler ve spor bilimciler için küçük alanlı oyunlar veya müsabaka öncesinde pratik bir ergojenik destek stratejisi olarak karbonhidrat gargarası kullanımının potansiyelini ortaya koymaktadır. Zihinsel yorgunluğu baskılamak ve kritik teknik eylemleri desteklemek adına alternatif bir yöntem sunabilir. ## Sınırlılıklar Kaynak metin yalnız özet (abstract) düzeyindedir; dolayısıyla detaylı diyet kontrolü, tam istatistiksel tablolar ve uzun vadeli adaptasyon süreçleri bu değerlendirmenin dışındadır. Ayrıca örneklem grubunun sadece genç erkek futbolcularla sınırlı olması, sonuçların kadın sporculara veya farklı yaş gruplarına genellenmesini kısıtlamaktadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kanıtlar, randomize kontrollü ve çift kör tasarımı sayesinde metodolojik olarak güvenilir bir temel sunmaktadır. Bununla birlikte, bulgular kısa süreli küçük alanlı oyunlara dayanmakta olup, klinik veya saha uygulamalarında kesin bir kılavuz önerisi için daha geniş örneklemli tam metin araştırmalarına ihtiyaç vardır.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42677822DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

18 Çukurluk Golf Turu Boyunca İzomaltüloz İçeren Jelibon Tüketiminin İnterstisyel Glikoz ve Tükürük Hormonları Üzerine Etkileri: Randomize, Çift Kör, Kontrollü Pilot Çalışma

Orijinal: Effects of continuous isomaltulose-containing gummy intake on interstitial glucose and salivary hormones during an 18-hole golf round: a randomized, double-blind controlled pilot study.

## APBA Kısa Özet Bu randomize çift kör pilot çalışma, 18 çukurluk bir golf turu boyunca sürekli izomaltüloz (yavaş sindirilen disakkarit) veya sükroz (kontrol) içeren jelibon alımının interstisyel glikoz düzeyleri, tükürük hormonları ve subjektif yanıtlar üzerindeki etkilerini incelemiştir. Kaynak metin yalnızca makale özeti (abstract) düzeyinde bilgi sunmaktadır. ## Çalışma neyi araştırdı? Golf, uzun süreli ve orta yoğunlukta bir spor dalı olup metabolik stresi yönetmek ve performansı korumak için sürdürülebilir fizyolojik stabilite gerektirir. Hızla emilen şekerlerin kan glikozunda ani dalgalanmalara yol açabileceği bilindiğinden, bu çalışma yavaş sindirilen bir karbonhidrat olan izomaltülozun fizyolojik stres belirteçleri, glisemik dinamikler ve subjektif yanıtlar üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlamıştır. ## Yöntem Çalışmaya 23 erkek üniversite golfçüsü dahil edilmiş olup katılımcılar randomize edilerek izomaltüloz grubuna (ISO; n=12) veya sükroz grubuna (CON; n=11) ayrılmıştır. Çift kör tasarımlı çalışmada katılımcılar her çukurun hemen ardından izomaltüloz veya sükroz içeren jelibonlar tüketmiştir (her çukurda 12.1 g karbonhidrat, toplam 217.5 g). Birincil sonlanım noktaları tükürük stres belirteçleri (kortizol, testosteron ve dehidroepiandrosteron sülfat - DHEAS) olarak belirlenmiştir. İkincil sonlanım noktaları ise sürekli glikoz monitörizasyonu ile ölçülen interstisyel glikoz konsantrasyonu, subjektif değerlendirmeler (uyku hali, rahatlama, konsantrasyon) ve 18 çukurluk golf skoru olmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda planlı Welch t-testleri kullanılmıştır. ## Temel bulgular - 18 çukurluk skorlar (p=0.38) ve ortalama interstisyel glikoz konsantrasyonları (p=0.20) açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. - Keşifsel analizlerde, turun ikinci yarısında ISO grubunda tükürük DHEAS ve testosteron düzeylerinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir (p d = 0.58), ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değildir. - Subjektif sonuçlarda ise CON grubu, ISO grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek subjektif uyarılma (uyanıklık ve rahatlama) bildirilmiştir (p<0.01). ## Bulgular ne anlama geliyor? 18 çukurluk golf turu sırasında sürekli izomaltüloz içeren jelibon tüketimi, DHEAS ve testosteron gibi belirli fizyolojik belirteçlerde farklılıklarla ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, bu hormonal değişimler sükroz içeren jelibonlara kıyasla objektif golf performansında anlamlı bir iyileşme sağlamamıştır. ## Klinik önem İzomaltülozun uzun süreli spor aktivitelerinde glisemik dinamikleri ve hormonal yanıtları etkileyebileceği görülmektedir; ancak bu etkilerin pratik önlemi ve klinik yansıması henüz keşifsel aşamadadır. Mevcut veriler rutin bir klinik öneri veya performans protokolü oluşturmak için yeterli değildir. ## Sınırlılıklar Çalışma yalnızca 23 erkek katılımcıyla yürütülmüş küçük ölçekli bir pilot araştırmadır. Örneklem boyutunun darlığı ve katılımcı profilinin sadece genç erkeklerden oluşması dış geçerliliği sınırlamaktadır. Ayrıca elde edilen hormonal bulgular keşifsel niteliktedir ve daha büyük örneklemli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. ## APBA Evidence Assessment Mevcut metin randomize, çift kör bir pilot çalışmanın özetine dayanmaktadır. Çalışma, kontrollü tasarımı sayesinde nedensellik bağını değerlendirmede kısmen güçlü olmakla birlikte, küçük örneklem boyutu ve hormonal verilerdeki istatistiksel yetersizlikler nedeniyle kanıt düzeyi sınırlıdır. Elde edilen bulguların sporcu beslenmesinde doğrudan rutin kullanım için destekleyici ek büyük ölçekli araştırmalara ihtiyacı vardır.

Hakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42678360DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Fazla Kilolu ve Obez Kadınlarda Tarçın Takviyesi ile Egzersiz Antrenmanının Antropometrik Ölçümler ve Üreme Hormonları Üzerine Etkileri

Orijinal: Effects of cinnamon supplementation combined with exercise training on anthropometric indices and reproductive hormones in overweight and obese women.

## APBA Kısa Özet Bu sentez, *Journal of the International Society of Sports Nutrition* dergisinde yayınlanan ve yalnızca makale özeti (abstract) verilerine dayanan randomize kontrollü bir çalışmayı incelemektedir. Araştırma, fazla kilolu ve obez kadınlarda egzersiz programına eklenen tarçın takviyesinin vücut ölçüleri ve üreme hormonları üzerindeki rolünü değerlendirmektedir. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, egzersiz antrenmanıyla birlikte kullanılan tarçın takviyesinin, aşırı kilolu ve obez kadınlarda göğüs ve karın çevresi ile östrojen, progesteron, folikül stimüle edici hormon (FSH) ve luteinizing hormon (LH) düzeyleri üzerindeki ek etkilerini araştırmayı amaçlamıştır. ## Yöntem Araştırmaya 26 inaktif, fazla kilolu ve obez kadın dahil edilmiş ve katılımcılar rastgele iki gruba ayrılmıştır: - **Egzersiz grubu (E):** n = 13 - **Egzersiz artı tarçın takviyesi grubu (E+S):** n = 13 Her iki grup da haftada üç kez olmak üzere 4 haftalık bir egzersiz programını tamamlamıştır. E+S grubuna buna ek olarak haftada üç kez tarçın takviyesi verilmiştir. Müdahale öncesinde ve sonrasında göğüs ve karın çevreleri ile serum östradiol, progesteron, FSH ve LH konsantrasyonları ölçülmüştür. Kaynak metin yalnızca özet düzeyinde olduğundan ayrıntılı örneklem hesaplaması ve körleme bilgileri raporda yer almamaktadır. ## Temel bulgular - **Antropometrik ölçümler:** Her iki grupta da müdahale sonrasında göğüs ve karın çevresinde istatistiksel olarak anlamlı azalmalar görülmüştür (tüm p değerleri ≤ 0,005). - **Hormonal değişimler:** Her iki grupta da östradiol, progesteron ve FSH konsantrasyonları artarken, LH konsantrasyonları anlamlı düzeyde azalmıştır (tüm p değerleri ≤ 0,005). - **Gruplar arası karşılaştırma:** Gruplar arasındaki anlamlı fark yalnızca göğüs çevresinde tespit edilmiştir (p = 0,003). Karın çevresi veya herhangi bir üreme hormonu konsantrasyonunda gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (tüm p > 0,05). ## Bulgular ne anlama geliyor? 4 haftalık çalışma süresi sonucunda her iki grupta da antropometrik ve üreme hormonu ölçümlerinde olumlu değişimler kaydedilmiştir. Ancak gruplar arası kıyaslamada anlamlı farkın yalnızca göğüs çevresiyle sınırlı kalması, tarçın takviyesinin tek başına egzersize kıyasla karın çevresi veya üreme hormonu profilleri üzerinde ek bir fayda sağladığına dair net bir kanıt sunmamaktadır. ## Klinik önem Bulgular, egzersiz temelli girişimlerin kilo fazlası olan kadınlarda vücut ölçüleri ve hormonal parametreler üzerindeki potansiyel önemini vurgulamaktadır. Bununla birlikte, tarçın takviyesinin bu süreçte tek başına ek bir klinik avantaj sağlamadığı görülmüştür. ## Sınırlılıklar - Çalışma yalnızca özet (abstract) düzeyindeki verilerle sınırlıdır; tam metne erişilememiştir. - Örneklem büyüklüğü düşüktür (toplam 26 katılımcı). - Müdahale süresi 4 hafta gibi kısa bir süreyi kapsamaktadır. - Çalışma popülasyonu inaktif, fazla kilolu ve obez kadınlarla sınırlıdır; sonuçlar farklı popülasyonlara genellenemez. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kanıtlar, randomize kontrollü bir tasarımın temel özelliklerini taşımakla birlikte, küçük örneklem boyutu ve kısa takip süresi nedeniyle kısıtlıdır. Tarçın takviyesinin ek fayda sağladığına dair yeterli metodolojik güç bulunmamaktadır. Sonuçların daha büyük ölçekli ve yeterli güce sahip klinik çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.

Hakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42683508DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Fazla Kilolu ve Obez Kadınlarda Egzersizle Birlikte Tarçın Takviyesi: Antropometrik ve Üreme Hormonu Etkileri

Orijinal: Effects of cinnamon supplementation combined with exercise training on anthropometric indices and reproductive hormones in overweight and obese women.

## APBA Kısa Özet Bu değerlendirme, fazla kilolu ve obez kadınlarda egzersiz programına ek olarak tarçın takviyesi verilmesinin antropometrik ölçümler (göğüs ve karın çevresi) ve üreme hormonları (östradiol, progesteron, FSH, LH) üzerindeki etkilerini inceleyen bir randomize kontrollü çalışmanın özet verilerine dayanmaktadır. Kaynak yalnızca makale özeti (abstract) sunmaktadır; yöntem ve tam sonuç detayları metinde ayrıntı verilmemiştir. ## Çalışma neyi araştırdı? Araştırma, inaktif, fazla kilolu ve obez kadınlarda egzersiz eğitiminin yanına haftada üç kez tarçın takviyesi eklemenin göğüs ve karın çevresi ölçümlerinde ve serum cinsiyet hormonlarında ek bir iyileşme sağlayıp sağlamadığını belirlemeyi amaçlamıştır. ## Yöntem Katılımcılar (n=26) rastgele iki gruba ayrılmıştır: sadece egzersiz (E) ve egzersiz + tarçın takviyesi (E+S). Her iki grup da haftada üç kez, toplam dört hafta süren bir egzersiz protokolünü uygulamış; E+S grubuna aynı sıklıkta tarçın takviyesi verilmiştir. Müdahale öncesi ve sonrası göğüs, karın çevresi ölçümleri ve serum östradiol, progesteron, FSH, LH seviyeleri değerlendirilmiştir. Çalışma özeti olduğu için randomizasyon prosedürü, takviyenin dozu ve egzersiz programının içeriği gibi ayrıntılar kaynakta verilmemiştir. ## Temel bulgular - Her iki grup da müdahale sonrasında göğüs ve karın çevresinde istatistiksel olarak anlamlı azalmalar (p ≤ 0.005) göstermiştir. - Östradiol, progesteron ve FSH seviyeleri artarken, LH seviyeleri azalmıştır (tüm p ≤ 0.005) ve bu değişiklikler her iki grupta benzer olmuştur. - Gruplar arası karşılaştırmada yalnızca göğüs çevresi ölçümünde anlamlı bir fark (p = 0.003) bulunmuş, karın çevresi ve hormon seviyelerinde grup farkı (p > 0.05) gözlemlenmemiştir. - Kaynakta etkilerin büyüklükleri, güven aralıkları veya klinik anlamlılık kriterleri belirtilmemiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? Egzersiz programı, kısa vadede hem antropometrik hem de hormonel parametrelerde iyileşme sağlamıştır. Tarçın takviyesi, göğüs çevresinde sınırlı bir ek fayda göstermiş, ancak karın çevresi ve hormonlar üzerinde ek bir etki yaratmamıştır. Bu durum, tarçının yalnızca belirli bölgesel yağ dağılımı üzerinde potansiyel bir etkisi olabileceğini, fakat genel metabolik veya endokrin faydalarının egzersizle eşdeğer olduğunu düşündürmektedir. ## Klinik önem Sonuçlar, egzersiz temelli müdahalelerin obezite yönetiminde temel bir strateji olduğunu desteklemektedir. Tarçın takviyesi, göğüs çevresi gibi sınırlı bir ölçekte ek fayda sağlayabilir, ancak klinik pratiğe geniş çapta entegre edilmeden önce daha büyük örneklem ve uzun vadeli çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir. ## Sınırlılıklar - Çalışma yalnızca özet verilerine dayanmaktadır; detaylı metodoloji, dozaj, uyum oranları ve yan etki raporlaması eksiktir. - Örneklem sayısı çok düşüktür (n=26) ve sonuçların genellenebilirliği sınırlıdır. - Müdahale süresi sadece dört haftadır; uzun vadeli etkiler incelenmemiştir. - Tek merkezli ve belirli bir demografik grup (genç yetişkin kadınlar) üzerinde yürütülmüştür. ## APBA Evidence Assessment Mevcut kanıt, küçük örneklem ve kısa sürede yürütülmüş bir randomize kontrollü çalışmanın özet verilerine dayanmaktadır. Çalışma, egzersizin faydalarını teyit ederken, tarçın takviyesinin ek faydalarına dair güçlü bir kanıt sunmamaktadır. Sonuçlar, düşük güç ve eksik metodolojik ayrıntılar nedeniyle temkinli bir şekilde değerlendirilmelidir; daha büyük, çok merkezli ve uzun süreli RCT'ler gereklidir.

Hakemli bilimsel yayın
Journal of the International Society of Sports NutritionPMID 42683508DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Son cinsel saldırı mağdurları için duygusal iyileşme beceri eğitimi (STAR) videosu ve TextSTAR mesaj programının uygulanabilirliği ve kabul edilebilirliği.

Orijinal: Feasibility and acceptability of skills training in affective recovery (STAR) video and TextSTAR text message program for recent sexual assault survivors.

Bu çalışma, cinsel saldırıya uğramış kadınların duygusal iyileşmelerini desteklemek amacıyla STAR videosu ve TextSTAR mesajlaşma programlarının kabul edilebilirliğini değerlendirdi. Tedavi, mağdurların destek bulma ve başa çıkma becerilerini artırmayı hedefledi.

Hakemli bilimsel yayın
European journal of psychotraumatologyPMID 42635087DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Aşılanmış Bireyler Kızamığı Bulaştırıyor Mu? Sistematik İnceleme ve Meta-Analiz

Orijinal: Do vaccinated cases transmit measles? A systematic review and meta-analysis.

Bu çalışma, aşılanmış bireylerin kızamık bulaştırma özelliklerini değerlendirmektedir. İncelenen verilerle, aşılanan bireyler aracılığıyla meydana gelen kızamık vakaları analiz edilmiştir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Expert review of vaccinesPMID 42599107DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Son Cinsel Saldırı Mağdurları için Duygusal İyileşme Becerileri Eğitimi (STAR) Videosu ve TextSTAR Mesaj Programının Uygulanabilirliği ve Kabul Edilebilirliği

Orijinal: Feasibility and acceptability of skills training in affective recovery (STAR) video and TextSTAR text message program for recent sexual assault survivors.

## APBA Kısa Özet Bu makale, yakın zamanda cinsel saldırıya uğrayan bireylerde akut travma sonrası stres belirtileri ve madde (özellikle opioid) kötü kullanımını önlemeyi hedefleyen iki kısa süreli dijital müdahalenin — 17 dakikalık bir video (STAR) ve 21 günlük bir kısa mesaj programının (TextSTAR) — kabul edilebilirliğini ve fizibilitesini incelemektedir. Sıralı çoklu atamalara dayalı randomize kontrollü çalışma (SMART) tasarımıyla yürütülen çalışmada, müdahalelerin hem hastalar tarafından beğenildiği hem de klinik araştırmalara dahil edilme ve elde tutulma oranları açısından uygulanabilir olduğu gösterilmiştir. Bu tür erken dönem müdahalelerin travma sonrası stres ve madde kötü kullanımının önlenmesinde potansiyel değer taşıdığı düşünülmektedir. ## Çalışma neyi araştırdı? Çalışma, Amerika Birleşik Devletleri'nde cinsel saldırı mağduru kadınlarda sık görülen travma sonrası stres belirtileri ve madde kötü kullanımı risklerine karşı akut dönemde uygulanan iki kısa müdahalenin kabul edilebilirliğini ve fizibilitesini araştırmıştır. Kaynak metne göre cinsel saldırı, ABD'de kadınların %50'den fazlasını etkileyen yaygın bir sağlık sorunu olup işlevsellikini bozan travma sonrası stres belirtileri ve özellikle opioid maddesinin kötü kullanımı ile ilişkilidir. Müdahaleler travma hakkında psikoeğitim, korku ve kaçınmayı azaltma stratejileri, sosyal desteği artırma önerileri ve madde kullanımıyla başa çıkma yöntemleri sunmaktadır. Cinsel saldırı sonrası erken dönemde müdahale edilmesi bu risklerin başlangıcını ya da yoğunlaşmasını yumuşatabilir. ## Yöntem Araştırma, cinsel saldırı sonrası yedi gün içinde cinsel saldırı tıbbi adli muayenesi (SAMFE) için başvuran 18 yaş ve üzeri 50 kadın katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Sıralı Çoklu Atama Randomize Kontrollü Çalışma (SMART) tasarımı kullanılmıştır. İlk aşamada katılımcılar SAMFE sırasında STAR videosu (n = 25) veya video olmaksızın (n = 25) olacak şekilde randomize edilmiştir. Videoyu alan katılımcılar hemen sonrasında kabul edilebilirlik anketi doldurmuştur. İkinci aşamada SAMFE'den 1 hafta sonra çevrimiçi anketler uygulanmış; akut stres veya opioid kullanımı eşiğinin üzerinde olanlar (n = 36) TextSTAR (n = 18) veya metin programı olmaksızın (n = 18) olacak şekilde ikinci bir randomization ile atanmıştır. Katılımcılar 2 ila 4. haftalarda haftalık çevrimiçi anketler tamamlamış olup bu anketler semptom değerlendirmesi ve metin programı kabul edilebilirliği hakkında bilgi toplamıştır. Çalışma ClinicalTrials.gov NCT06456190 numarasıyla kayıt altına alınmıştır. ## Temel bulgular - Katılımcılar genel olarak STAR videosu ve TextSTAR programını en az orta düzeyde kabul edilebilir bulmuştur. - STAR videosunu alanların %80'i içeriği son derece kabul edilebilir olarak değerlendirmiştir. - TextSTAR programını alanların zaman noktasına bağlı olarak %60 ila %90 arası oranla programı en az orta düzeyde kabul edilebilir bulmuştur. - Çalışma ekibi toplam 50 katılımcıyı kaydetmeyi başarmış; katılımcıların %94'ü 1. hafta, %90'ı ise 4. hafta takip değerlendirmelerinde tutulmuştur. - Kaynak metinde uzun vadeli semptom değişimi veya klinik etki ölçütlerine ilişkin sonuç verileri sunulmamıştır; çalışma yalnızca fizibilite ve kabul edilebilirlik ölçütlerini değerlendirmiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen bulgular, cinsel saldırı sonrasındaki hassas akut dönemde travma ve madde kötü kullanımına yönelik kısa dijital müdahalelerin hastalar tarafından olumlu karşılandığını ve bu tür müdahalelerin klinik araştırmalarda yüksek katılım ve devamlılıkla yürütülebileceğini ortaya koymaktadır. Yüksek kayıt ve takip oranları, bu kısa müdahalelerin gerçek klinik ortamlarda uygulanabilirliğini desteklemektedir. Ancak bu bulgular yalnızca fizibilite ve kabul edilebilirlik ile ilgili olup, müdahalelerin klinik etki boyutuna dair somut kanıt sunmamaktadır. ## Klinik önem Cinsel saldırı sonrası erken dönemde uygulanan STAR ve TextSTAR gibi düşük maliyetli, erişilebilir ve kısa süreli müdahaleler, travma sonrası stres ve madde kötü kullanımının önlenmesinde klinisyenler için pratik birer araç potansiyeli taşımaktadır. Özellikle cinsel saldırı tıbbi adli muayenesi sırasında veya sonrasında bu müdahalelerin sunulması, hastaların travma ile başa çıkma sürecinde erken destek almasını sağlayabilir. Düşük maliyetli ve dijital dağıtım olanağına sahip olması, geniş ölçekte uygulanabilirlik açısından önemli bir avantaj olarak değerlendirilebilir. ## Sınırlılıklar Çalışma temel olarak fizibilite ve kabul edilebilirlik odaklı olup, örneklem boyutu küçüktür (N = 50). Uzun vadeli klinik etkililik sonuçları bu öncül verilerle kesin olarak kanıtlanamamıştır. Kaynak metinde müdahalelerin travma sonrası stres belirtileri veya madde kullanımı üzerindeki etkinliği ölçülen somut istatistiksel sonuçlar verilmemiştir. Ayrıca çalışmanın yalnızca kadın katılımcılarla gerçekleştirilmiş olması, bulguların erkek popülasyonuna genellenebilirliğini sınırlamaktadır. Çalışma, randomize kontrollü bir fizibilite çalışması olarak tasarlandığından etkinlik karşılaştırması yapılamamıştır. ## APBA Evidence Assessment Bu çalışma, randomize kontrollü bir fizibilite çalışması olarak tasarlanmıştır. Elde edilen kanıtlar küçük örneklem büyüklüğü (N = 50) nedeniyle etkinlik açısından sınırlı olmakla birlikte, kabul edilebilirlik ve yöntemlerin uygulanabilirliği (fizibilite) açısından güvenilir ön veriler sunmaktadır. Yüksek kayıt oranı (%94, 1. hafta) ve takip oranı (%90, 4. hafta), bu tür müdahalelerin klinik araştırma ortamlarında yürütülmesinin mümkün olduğunu göstermektedir. Ancak klinik etki kanıtı eksik olduğundan, bu müdahalelerin travma sonrası stres veya madde kötü kullanımı üzerindeki gerçek faydalarını belirlemek için daha büyük örneklemli ve uzun vadeli etki çalışmaları gerekmektedir. Kaynak metinde uzun vadeli sonuç ölçütlerine ilişkin ayrıntı verilmemiştir.

Hakemli bilimsel yayın
European journal of psychotraumatologyPMID 42635087DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Pnömokonyozlu toplulukta yaşayan hastalar için kabul temelli sağlıklı yaşam programı: Bir bekleme listesinin pilot randomize kontrollü denemesi.

Orijinal: An acceptance-based healthy lifestyle programme for community-dwelling patients with pneumoconiosis: A waitlist pilot randomised controlled trial.

Bu pilot çalışmada, pnömokonyoz hastalarına yönelik altı haftalık bir kabul temelli sağlıklı yaşam programının etkileri değerlendirildi. Müdahale grubundaki katılımcılarda, bekleme listesi grubuna göre, psikolojik esnekliğin azaldığı ve sağlık sonuçlarının iyileştiği gözlemlendi.

Hakemli bilimsel yayın
PulmonologyPMID 42599106DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
BİLİMSEL MAKALEALAKA 51

Elektif Abdominal Cerrahiden Sonra Erken Postoperatif Sonuçlar için Temel Fizyolojik Rezervin Açıklayıcı Değeri

Orijinal: Baseline Physiological Reserve Provides Greater Explanatory Value Than Discharge-Attained Strength Change for Early Postoperative Outcomes After Elective Abdominal Surgery.

Bu çalışma, elektif abdominal cerrahiden sonra hastaların iyileşme sürecindeki temel fizyolojik rezervin, taburcu edildikleri zamanki güç değişiminden daha iyi bir açıklayıcı değer sunduğunu ortaya koymaktadır.

Hakemli bilimsel yayın
Journal of investigative surgery : the official journal of the Academy of Surgical ResearchPMID 42619380DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
HABERALAKA 51

Midwives' Climate Change Awareness, Planetary Health Literacy, and Psychological Preparedness: A Systematic Review

A systematic review of six studies involving 333 midwives and students reveals that while midwives recognise climate-related threats, they lack formal training and institutional support to respond. Interactive education improved students' awareness, and resilience-based training reduced stress in practising midwives, but systemic gaps remain.

Yüksek güven
90 GüvenC Kanıt100 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 51

Transversus Abdominis Plane Blokta Liposomal Bupivakain ve Ropivakain Karşılaştırması: Seçmeli Sezaryen Analjezinde Randomize Kontrollü Çalışma

82 hastada yapılan tek merkezli randomize kontrollü çalışmada, liposomal bupivakain ile yapılan TAP blok, 24 saatlik ağrı skorunu ropivakainle eşdeğer gösterirken, 48‑72 saatlerde hareket ağrısında ve opioid tüketiminde hafif avantaj sağladı. Yan etki oranı ise anlamlı derecede daha düşüktü.

İçerik eşleşmesi
64 GüvenC Kanıt100 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 50

Post-Intubation Hypotension After Titrated Induction with Ciprofol versus Propofol in Older Adults Undergoing Non-Cardiac Surgery: A Randomized Controlled Trial

A randomized controlled trial in older adults undergoing non-cardiac surgery demonstrates that ciprofol-based titrated induction significantly reduces the incidence of post-intubation hypotension and norepinephrine requirement compared to propofol, though single-center limitations warrant cautious interpretation.

Güçlü kanıt
69 GüvenB Kanıt95 Tutarlılık3 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 50

FDA Early Alert: Abiomed Automated Impella Controllers Purge Cassette Issue

FDA and Abiomed issue urgent safety alert; all Automated Impella Controllers recommended for removal from use or sale globally as purge cassette failures may cause device alarms and compromise patient care during critical procedures.

İçerik eşleşmesi
82 Güven— Kanıt100 Tutarlılık7 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 50

Kocaeli Üniversitesi ve Türk Deniz Kuvvetleri TCG ANADOLU’da 5G Destekli Robotik Cerrahi Ar-Ge Çalışması Gerçekleştirdi

Kocaeli Üniversitesi ile Türk Deniz Kuvvetleri iş birliğinde, TCG ANADOLU gemisinde 5G altyapısı üzerinden Da Vinci robotik cerrahi sistemiyle yapay organ modeli üzerinde kavram doğrulama yapıldı ve gerçek zamanlı telementörlük sağlandı.

1 anahtar kelime özette
64 Güven— Kanıt95 Tutarlılık2 okunma
Haberi aç →
BİLİMSEL MAKALEALAKA 49

HIV ile Yaşayan Bireylerde Profilaktik HPV Aşılarının İmmünojenitesi ve Güvenliliği: Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

Orijinal: Immunogenicity and safety of prophylactic HPV vaccines in people living with HIV: A systematic review and meta-analysis.

## APBA Kısa Özet Bu sistematik derleme ve meta-analiz çalışması, kronik immünosupresyon nedeniyle HPV kaynaklı maligniteler açısından yüksek risk altında bulunan HIV ile yaşayan bireylerde (PLWH) profilaktik HPV aşılarının immünojenik profilini ve güvenlilik verilerini kapsamlı biçimde değerlendirmektedir. Altı farklı elektronik veritabanı taranarak ulaşılan 25 çalışmanın nitel sentezi ve 12 çalışmanın nicel meta-analizi yapılmıştır. Elde edilen havuzlanmış veriler, aşıların genel popülasyonda yüksek serokonversiyon oranları sağladığını ve güvenli olduğunu, ancak bağışıklık yanıtının hastanın CD4 hücre sayısı ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu sentez yalnızca ilgili makalenin özet (abstract) verilerine dayanmaktadır. ## Çalışma neyi araştırdı? İnsan papillomavirüsü (HPV), genital siğillerin yanı sıra serviks, anüs, orofaringeal bölge, vulva ve penis kanserlerine yol açan küresel bir halk sağlığı sorunudur. Kronik immün yetmezliğe sahip HIV pozitif bireylerde bu enfeksiyonlar ve ilişkili kanserler çok daha yüksek oranlarda izlenmektedir. Araştırmanın temel amacı, profilaktik HPV aşılarının HIV ile yaşayan bireylerdeki immünojenitesini ve güvenliliğini kantitatif olarak incelemek, CD4 hücre düzeyinin aşı yanıtı üzerindeki modifiye edici etkisini belirlemek ve farklı aşı şemalarının (iki doza karşı üç doz gibi) etkinliğini değerlendirmektir. ## Yöntem Araştırmacılar, Ocak 2006 ile Haziran 2026 tarihleri arasında herhangi bir dil kısıtlaması uygulamaksızın altı büyük akademik veritabanını kapsamlı bir biçimde taramıştır. Sistematik derleme kapsamına 25 çalışma alınmış; nicel meta-analiz aşamasına ise toplam 12 bağımsız çalışma (HPV16 için N=1,493 birey) dahil edilmiştir. Havuzlanmış serokonversiyon oranlarının hesaplanmasında logit dönüşümlü DerSimonian-Laird rastgele etkiler modeli (random-effects model) kullanılmıştır. Kanıt kesinliğinin derecelendirilmesi amacıyla uluslararası standart olan GRADE yaklaşımı uygulanmıştır. Taranan veritabanlarının tam isimleri ve çalışma seçim kriterlerinin ayrıntıları kaynak metin özetinde belirtilmemiştir. ## Temel bulgular Yapılan meta-analiz sonucunda hesaplanan havuzlanmış serokonversiyon oranları şu şekildedir: - HPV16 için: %97.8 (%95 GA: %94.9–99.1; I² = %89.6; 15 veri seti) - HPV18 için: %94.2 (%95 GA: %86.1–97.7; I² = %95.8; 13 veri seti) - HPV6 için: %97.0 (%95 GA: %93.7–98.6; I² = %66.1; 10 çalışma) - HPV11 için: %97.1 (%95 GA: %90.5–99.1; I² = %95.5; 10 çalışma) CD4 hücre sayısı, immünolojik yanıtın en tutarlı belirleyicisi olarak saptanmıştır (ACTG A5240 verilerine göre CD4 > 350 hücre/μL olanlarda HPV16 serokonversiyonu %98.5 iken, CD4 ≤ 200 hücre/μL olanlarda bu oran %71.1'e gerilemiştir). İncelenen üç aşı jenerasyonunun tümünde yüksek immünojenite gözlenmiştir. Papillon RKÇ verilerine göre, virolojik olarak baskılanmış kadınlarda iki doz dokuz valanlı (nonavalent) aşı, üç dozluk şemaya kıyasla non-inferior (aşağı kalmaz) bulunmuştur. İncelenen çalışmalarda aşıyla ilişkili herhangi bir ciddi advers olay bildirilmemiştir. GRADE kanıt düzeyi HPV16, HPV6 ve HPV11 için orta, HPV18 için ise düşük olarak belirlenmiştir. ## Bulgular ne anlama geliyor? Elde edilen bulgular, profilaktik HPV aşılarının HIV ile yaşayan popülasyonda güçlü bir hümoral immün yanıt ve serokonversiyon oluşturabildiğini doğrulamaktadır. Bununla birlikte, CD4 düzeyinin 200 hücre/μL ve altında olduğu ileri derecede immünosuprese bireylerde serokonversiyon oranının belirgin biçimde (%71.1) düşmesi, aşılamanın bağışıklık sistemi hasar görmeden erken evrede yapılmasının önemini vurgulamaktadır. ## Klinik önem Bu sonuçlar, immünolojik durumdan bağımsız olarak tüm HIV ile yaşayan bireyler için profilaktik HPV aşılamasını öneren uluslararası kılavuz ve konsensus kararlarını güçlü şekilde desteklemektedir. Virolojik baskılama altındaki kadınlarda iki dozluk 9-valanlı aşı şemasının yeterli immünojenite sağlaması, aşıya erişim ve maliyet etkinliği açısından klinik uygulamalara esneklik kazandırmaktadır. ## Sınırlılıklar Bu sentez yalnızca orijinal makalenin özet metnine dayanmaktadır; tam metin, alt grup detayları ve primer çalışmaların bireysel tasarımları kaynakta yer almamaktadır. Analiz edilen havuzlanmış serokonversiyon verilerinde saptanan yüksek istatistiksel heterojenite (I² değerlerinin çoğunlukla %89-%95 bandında olması) ve HPV18 için GRADE kanıt düzeyinin düşük kalması önemli metodolojik kısıtlılıklardır. ## APBA Evidence Assessment Bu çalışma, metodolojik olarak titizlikle yapılandırılmış sistematik derleme ve meta-analiz kanıtı sunmaktadır. Havuzlanmış serokonversiyon oranları ve güvenlik profilinin tutarlılığı güçlü olmakla birlikte, istatistiksel heterojenliğin yüksekliği ve tam metin ayrıntılarının sınırlı olması nedeniyle klinik kararlarda hastanın immünolojik profili (CD4 sayısı) göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir.

1 özet eşleşmesiHakemli bilimsel yayın
Human vaccines & immunotherapeuticsPMID 42684271DOIHakemli
Kaynağı aç ↗
HABERALAKA 48

Teacher- Versus Video-Delivered Classroom Activity Breaks and Student Physical Activity: The PAAC-3 Trial

A cluster randomized trial in 11 elementary schools compared teacher-delivered versus video-delivered classroom activity breaks. Both interventions increased student moderate-to-vigorous physical activity (MVPA) by approximately 9 min/day, but there was no significant difference between groups. Low and variable implementation fidelity (~50% of intended breaks) limited conclusions on effectiveness.

İçerik eşleşmesi
64 GüvenC Kanıt95 Tutarlılık
Haberi aç →
HABERALAKA 48

Sepsis Tedavisinde Sıvı Re‑hidratasyonu: Bireyselleştirilmiş Yaklaşım Gerekiyor

NEJM editörlüğündeki yeni bir makale, sepsis hastalarında sıvı yönetiminin tek tip protokoller yerine hastaya özgü kararlar ve sıkı denge takibi gerektirdiğini vurguluyor.

1 anahtar kelime özette
47 Güven— Kanıt7 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 48

American College of Physicians Publishes Position Paper on AI Ethics in Healthcare

The American College of Physicians (ACP) released a position paper in Annals of Internal Medicine addressing the rapid integration of artificial intelligence into healthcare. The document highlights the lack of consensus on privacy, transparency, and fairness while proposing three guiding principles—relationality, self-governance, and competence.

78 GüvenE Kanıt100 Tutarlılık2 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 47

COVID-19 Stressors Linked to Communication Skills in Pandemic-Born Children: Prospective Cohort Study

A prospective cohort study of 2,664 children born during the pandemic finds that COVID-19 stressors increase parental depressive symptoms, which in turn influence parenting behaviors—particularly paternal overprotection—linked to reduced child communication skills at 29 months.

İçerik eşleşmesi
73 GüvenD Kanıt95 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 47

Kocaeli Şehir Hastanesinde 3 Yılda 7 Milyondan Fazla Poliklinik Hizmeti Verildi

Açılışından bu yana geçen üç yıllık sürede Kocaeli Şehir Hastanesi, bölgenin sağlık yükünü önemli ölçüde üstlendi. Kurumda 190 bine yakın hasta yatarak tedavi görürken 217 bin civarında ameliyat gerçekleştirildi.

1 anahtar kelime özette
67 Güven— Kanıt100 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 47

Kablosuz Fetal İzleme, Kadın Konforu ve Doğum Memnuniyeti Üzerindeki Etkileri: Randomize Kontrollü Çalışma Sonuçları

88 kadın üzerinde yapılan randomize kontrollü bir deneme, kablosuz fetal izleme sisteminin ağrı algısını azalttığını, doğum memnuniyetini artırdığını ve doğum süresini kısalttığını gösterdi; ancak konfor ölçeğinde anlamlı bir fark bulunmadı.

İçerik eşleşmesiYüksek güven
90 GüvenC Kanıt100 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 47

The Effect of Exercise on Reproductive and Metabolic Outcomes in Women With Polycystic Ovary Syndrome: A Systematic Review and Meta-Analysis

22 randomize kontrollü çalışmadan elde edilen veriler, egzersizin PCOS'lu kadınlarda vücut kompozisyonu, androjen düzeyleri ve glukoz‑lipid metabolizmasını iyileştirdiğini gösteriyor. Etki, egzersiz şiddeti, haftalık süre ve obezite durumuna göre değişiyor.

İçerik eşleşmesi
82 GüvenC Kanıt95 Tutarlılık2 okunma
Haberi aç →
HABERALAKA 46

Neurofilament light chain dynamics following ischemic stroke and their modulation by transauricular vagus nerve stimulation

Prospective randomized open-label blinded-endpoint sham-controlled trial of 35 acute ischemic stroke patients demonstrating plasma neurofilament light chain (NfL) elevation over the first 5 days post-stroke, where higher NfL predicted worse 90-day functional outcomes. Trajectory modeling suggested transauricular vagus nerve stimulation (taVNS) was associated with a less pronounced rise in NfL and significantly lower levels on Days 3 and 5 compared to sham, although treatment assignment was not significantly associated with overall NfL levels after regression adjustment.

İçerik eşleşmesi
73 GüvenC Kanıt10 Tutarlılık1 okunma
Haberi aç →