# APBA Kısa Özet

İklim değişikliği; aşırı sıcak dalgaları, seller ve sağlık hizmeti sunumunda yaşanan aksamalar aracılığıyla anne ve yenidoğan sağlığını giderek daha fazla tehdit etmektedir. International Nursing Review dergisinde yayımlanan ve PRISMA 2020 standartlarına uygun biçimde yürütülen bu sistematik derleme; çalışan ebelerin, ebelik öğrencilerinin ve ebelik akademisyenlerinin iklim değişikliği farkındalığını, gezegensel sağlık okuryazarlık düzeylerini ve iklimle ilişkili risklere karşı psikolojik hazırlık durumlarını sentezlemeyi amaçlamıştır. Toplam 333 katılımcıyı kapsayan altı ampirik çalışmanın incelenmesi sonucunda, gezegensel sağlık okuryazarlığını geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıyla doğrudan değerlendiren ya da psikolojik hazırlığı tanımlı bir kavramsal yapı olarak doğrudan ölçen hiçbir çalışmanın bulunmadığı belirlenmiştir. Mevcut literatürün iklim değişikliği farkındalığı, psikolojik dayanıklılık ve algılanan stres gibi dolaylı ve vekil göstergeler üzerinden şekillendiği saptanmıştır. Bulgular, eğitimsel ve psikolojik müdahalelerin olumlu etkiler sunduğunu, ancak kurumsal ve yapısal destek eksikliğinin klinik uygulamaları sınırladığını ortaya koymaktadır.

# Çalışma neyi araştırdı?

Bu sistematik derlemenin birincil amacı; çalışan ebelerin, ebelik öğrencilerinin ve ebelik akademisyenlerinin iklim değişikliği farkındalığı ve gezegensel sağlık okuryazarlığına ilişkin mevcut ampirik kanıtları sentezlemek ve eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutmaktır. Araştırma ekibi bu ana hedefin yanı sıra şu spesifik araştırma sorularına odaklanmıştır:

İklimle ilişkili maternal ve neonatal risklere karşı ebelerin hazırlık durumunu şekillendiren temel psikolojik niteliklerin incelenmesi, Bu psikolojik nitelikleri ve hazırlık düzeyini geliştirmeyi amaçlayan eğitimsel müdahalelerin etkinliğinin değerlendirilmesi, * Ebelerin hazırlık ve klinik yanıt süreçlerini yapılandıran ya da sınırlayan sistemsel ve kurumsal faktörlerin ortaya konması.

Derleme, literatürde ebelerin hazırlık durumunu betimlemek için başvurulan farkındalık, sağlık okuryazarlığı, psikolojik dayanıklılık ve hazırlık gibi kavramların ne derece tutarlı tanımlandığını ve bireysel çalışmalarda gerçekte hangi kavramsal boyutların ölçüldüğünü ayrıntılı biçimde analiz etmeyi amaçlamıştır.

# Yöntem

Araştırma, PRISMA 2020 (Preferred Reporting Items for Systematic Reviews and Meta-Analyses) yönergeleri doğrultusunda tasarlanmış ve uluslararası PROSPERO veri tabanına CRD420251135183 kayıt numarası ile önceden tescil edilmiştir. Sistematik derlemenin metodolojik süreci şu aşamalardan oluşmaktadır:

Veri Tabanı Taraması: Kapsamlı kanıt taraması; PubMed/MEDLINE, Embase, Web of Science, Scopus, PsycINFO ve CINAHL olmak üzere altı büyük akademik veri tabanında yürütülmüştür. Dahil Edilme Kriterleri ve Zaman Aralığı: Ocak 2000 ile Temmuz 2025 tarihleri arasında yayımlanmış, çalışan ebeleri, ebelik öğrencilerini veya ebelik akademisyenlerini kapsayan birincil ampirik çalışmalar dahil edilmiştir. Kavramsal ve Analitik Çerçeve: Elde edilen verilerin tematik sentezinde ve değerlendirilmesinde Davranış Değişimi Çarkı'nın temelini oluşturan Yetenek-Fırsat-Motivasyon-Davranış (COM-B: Capability-Opportunity-Motivation-Behaviour) modeli analitik kılavuz olarak kullanılmıştır. Örneklem ve Coğrafi Dağılım: Kriterleri karşılayan toplam altı ampirik çalışma derlemeye dahil edilmiştir. Bu çalışmaların toplam katılımcı sayısı 333 olup, araştırmaların Türkiye, Avustralya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti olmak üzere üç farklı ülkede gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

# Temel bulgular

Sistematik derlemede elde edilen kantitatif ve kalitatif kanıtlar dört ana eksende özetlenmiştir:

Doğrudan Ölçüm ve Metodolojik Tanım Eksikliği: İncelenen altı çalışmanın hiçbirinde gezegensel sağlık okuryazarlığı geçerli kılınmış bir ölçüm aracıyla doğrudan değerlendirilmemiştir. Benzer şekilde, psikolojik hazırlık da bağımsız ve tanımlanmış bir yapı olarak doğrudan ölçülmemiştir. Literatürdeki ampirik kanıtların tamamının iklim değişikliği farkındalığı, psikolojik dayanıklılık ve algılanan stres gibi dolaylı vekil parametrelere dayandığı görülmüştür. İnteraktif Eğitim Müdahalelerinin Etkisi: İnteraktif yöntemler kullanılarak yürütülen iklim değişikliği eğitim programlarının, ebelik öğrencilerinin iklim değişikliği farkındalık düzeylerini istatistiksel olarak anlamlı derecede yükselttiği saptanmıştır. Psikolojik Dayanıklılık Odaklı Müdahaleler: Sahada aktif görev yapan çalışan ebelere yönelik uygulanan dayanıklılık temelli eğitimlerin (resilience-based training), ebelerin psikolojik dayanıklılıklarını artırdığı ve algılanan stres düzeylerinde belirgin bir azalma sağladığı rapor edilmiştir. Klinik Sahadaki Davranışlar ve Kurumsal Boşluklar: Niteliksel verilerin sentezi, ebelerin iklim değişikliğinin anne ve yenidoğan sağlığı üzerinde oluşturduğu spesifik tehditlerin (aşırı sıcaklar, enfeksiyon riskleri, afet kaynaklı kesintiler) farkında olduklarını doğrulamıştır. Ancak resmi klinik protokollerin, yapılandırılmış eğitim müfredatlarının ve kurumsal destek mekanizmalarının bulunmadığı koşullarda ebelerin bakım süreçlerini standart kılavuzlar yerine büyük oranda kişisel ve doğaçlama stratejilerle yönetmeye çalıştıkları belirlenmiştir.

# Bulgular ne anlama geliyor?

Bu sistematik derlemenin ortaya koyduğu bulgular, maternal ve neonatal sağlık hizmetlerinin merkezinde yer alan ebelik mesleğinin, küresel iklim krizinin getirdiği risklere karşı hazırlık konusunda hem kuramsal hem de operasyonel düzeyde önemli boşluklarla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Gezegensel sağlık okuryazarlığı ve psikolojik hazırlık gibi kritik kavramların standart ölçüm araçlarından yoksun olması, mevcut sağlık iş gücünün iklim krizine gerçek anlamda ne derece hazır olduğunun objektif olarak değerlendirilmesini engellemektedir.

İnteraktif eğitimlerin farkındalığı artırması ve dayanıklılık programlarının stresi hafifletmesi, bireysel düzeydeki kapasite gelişiminin mümkün olduğunu kanıtlamaktadır. Ancak niteliksel bulguların işaret ettiği kurumsal sahipsizlik, ebeleri klinik kriz anlarında desteksiz bırakmaktadır. Standart klinik protokoller ve kurumsal yönergelerle desteklenmeyen bireysel bilgi ve doğaçlama çabalar, anne ve bebek sağlığını iklim kaynaklı aşırı hava olaylarının ve çevresel risklerin olumsuz sonuçlarından tam anlamıyla korumak için yetersiz kalmaktadır.

# Klinik önem

İklim krizinin maternal ve neonatal sonuçlar üzerindeki doğrudan etkileri derinleştikçe, ebelik bakımının iklime duyarlı hale getirilmesi klinik bir zorunluluk haline gelmektedir. Derleme bulgularından çıkarılabilecek klinik ve kurumsal gereksinimler şunlardır:

Standardize Klinik Protokollerin Oluşturulması: Aşırı sıcak dalgaları, sel ve benzeri çevresel acil durumlarda anne ve yenidoğana sunulacak bakım adımlarını netleştiren kurumsal klinik protokollerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu sayede sahadaki doğaçlama uygulamaların yerini kanıta dayalı standardize yaklaşımlar alacaktır. Eğitim Müfredatlarının Güncellenmesi: Ebelik temel lisans ve lisansüstü eğitim programlarına gezegensel sağlık ve iklim değişikliği odaklı interaktif modüllerin entegre edilmesi, geleceğin ebelik iş gücünün farkındalık ve bilgi düzeyini yapılandıracaktır. * Kurumsal Psikolojik Destek Mekanizmaları: Sahada çalışan ebeler için mesleki stresi azaltacak ve psikolojik dayanıklılığı pekiştirecek sürekli kurumsal dayanıklılık eğitimlerinin periyodik olarak sunulması önem taşımaktadır.

# Sınırlılıklar

Bu sistematik derlemenin bulguları yorumlanırken dikkate alınması gereken başlıca metodolojik sınırlılıklar şunlardır:

Kanıt Tabanının ve Örneklemin Kısıtlılığı: Derleme, toplamda yalnızca altı ampirik çalışmayı ve 333 katılımcıyı kapsamaktadır; bu durum kanıt tabanının oldukça dar olduğunu göstermektedir. Coğrafi Temsil Kısıtlılığı: Dahil edilen çalışmalar yalnızca üç ülkeden (Türkiye, Avustralya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti) toplanmıştır; dolayısıyla bulgular farklı sağlık sistemlerine ve küresel coğrafyalara genellenemez. Ölçüm Aracı Eksikliği: Gezegensel sağlık okuryazarlığı ile psikolojik hazırlığı doğrudan ve geçerli biçimde ölçen standardize ölçeklerin bulunmaması, incelenen değişkenlerin dolaylı göstergeler üzerinden değerlendirilmesine yol açmıştır. Klinik Çıktılara Aktarımın Belirsizliği: Eğitimsel ve psikolojik müdahalelerin klinik sahadaki gerçek hasta bakım çıktılarına ve maternal-neonatal sağlık göstergelerine nasıl yansıdığı test edilmemiştir. Çalışma Tasarımlarındaki Yanlılık Riski: Derlemeye dahil edilen randomize olmayan dört çalışmanın kalite ve yanlılık riski değerlendirmesinde bazı endişeler (some concerns*) taşıdığı belirlenmiştir.