# Ne oldu?

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı, 1998 yılında gerçekleştirdiği ilk kalp naklinden bu yana 28 yıl içinde 308 hastaya kalp nakli yaptı. 2007 yılından itibaren ise kalp yetmezliği tanısı alan hastalara yapay kalp destek cihazı (VAD) takma uygulamasına başlayarak bugüne kadar yaklaşık 850 hastaya bu cihazı yerleştirdi. Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özbaran, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada kliniklerinin Avrupa'da kalp nakli ve kalp destek cihazı takımında uzun yıllardır ilk beş klinik arasında yer aldığını ifade etti.

# Ayrıntılar

Kalp nakli ameliyatlarının ortalama 15 saat sürdüğü belirtildi. 1998'de yapılan ilk nakilden sonra program sürekli genişletilmiş ve ekibin deneyimi artmış durumda. Yapay kalp destek cihazı uygulamaları, nakil bekleyen hastaların yaşam süresini uzatmak ve nakil öncesi klinik durumu iyileştirmek amacıyla 2007'den bu yana sistematik olarak yürütülüyor. Klinik, Türkiye'deki ilk tıp fakülteleri arasında yer alan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteriyor ve mezun ettiği hekimlerin yanı sıra yapılan ameliyatlarla da ulusal ve uluslararası arenada tanınıyor.

Klinik, eğitim faaliyetlerini de sürdürüyor. Prof. Dr. Özbaran'a göre, kliniğin sağladığı eğitim hizmetleri İran, Kazakistan, Bulgaristan, Türkmenistan ve Şili dahil 18 ülkeye ulaşmış. Bu iş birliği, kalp cerrahisi alanında bilgi ve beceri transferini destekliyor.

# Neden önemli?

308 kalp nakli ve yaklaşık 850 VAD uygulaması, Türkiye'de kalp yetmezliği tedavisinde merkezi bir referans noktası oluşturuyor. Avrupa ölçeğinde ilk beş klinik arası girmesi, hem cerrahi başarı oranları hem de çok disiplinli yaklaşım açısından uluslararası standartlara uygunluk gösteriyor. Ayrıca 18 ülkeye eğitim vermesi, Türkiye'nin sağlık turizmi ve akademik iş birliği potansiyelini güçlendiriyor. Nakil süresinin 15 saate yakın olması, operasyonun karmaşıklığını ve ekibin deneyimini yansıtıyor.

# Sırada ne var?

Klinik, mevcut nakil ve VAD programlarını sürdürmekle birlikte yeni teknoloji entegrasyonları ve uluslararası iş birliklerini genişletmeyi hedefliyor. Prof. Dr. Özbaran, gelecekte daha fazla hastaya erişim sağlamak ve eğitim kapsamını artırmak için altyapı yatırımlarının devam edeceğini belirtti. Resmi kurumlardan yeni onaylar ve finansman kanalları netleştiğinde programın büyümesi bekleniyor.