# Ne oldu?
Kulak memesinde yer alan çapraz çizgi veya kıvrım olarak tanımlanan "Frank işareti", kamuoyunda ve medyada yer alan haberlerin ardından yeniden gündeme geldi. Kamuoyunda oluşan endişelerin ardından Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik konuya dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Uzmanlar, kulak memesinde görülen bu kıvrımın uzun yıllardır koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ancak kesinlikle tek başına bir kalp hastalığı tanısı veya doğrudan kalp krizi belirteci olarak yorumlanamayacağını bildirdi. Yapılan açıklamalarda, söz konusu fiziksel izin toplumda gereksiz bir korku ve panik dalgasına yol açmaması gerektiği özellikle ifade edildi.
# Ayrıntılar
Kardiyoloji uzmanlarının aktardığı bilgilere göre, bir izin tıbbi anlamda Frank işareti olarak kabul edilebilmesi için belirli morfolojik kriterler taşıması gerekiyor. Prof. Dr. Murat Çelik, kulak memesindeki bu kıvrımın rastgele bir kırışıklık olamayacağını, kıvrımın iki taraflı, derin ve yaklaşık 45 derecelik bir eğimle seyretmesi gerektiğini belirtti. Dolayısıyla kulağında yüzeysel veya tek taraflı herhangi bir çizgi gören her bireyin endişeye kapılmasının yersiz olduğu aktarıldı.
Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp ise Frank çizgisi ile damar sertliği arasındaki ilişkinin doğrudan bir sebep-sonuç bağı taşımadığının altını çizdi. Tanalp, yapılan klinik gözlemlere dayanarak Frank çizgisi bulunan kişilerde tıkayıcı koroner arter hastalığı tespit edilme ihtimalinin daha yüksek olabildiğini, fakat bunun kesin bir kural teşkil etmediğini ifade etti.
Bu durumun biyolojik arka planına değinen uzmanlar, bağ dokusu yaşlanmasına dikkat çekti. Kulak memesinde bu çizgilerin belirmesine yol açan doku yaşlanması sürecinin, eş zamanlı olarak kalp damarlarında da ortaya çıkabildiği kaydedildi. Vücudun genel yaşlanma mekanizması dahilinde hem damar duvarlarında hem de kulak memesindeki elastik dokuda paralel gerilemeler görülebiliyor. Ancak yaşlanan pek çok bireyde bu çizgi gelişebilmesine karşın, bu kişilerin önemli bir bölümünde klinik bir kalp hastalığı meydana gelmeyebiliyor.
# Neden önemli?
Kardiyoloji pratiğinde koroner arter hastalığı ile akut kalp krizi kavramları sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Prof. Dr. Tanalp, pek çok insanın koroner damarlarında çeşitli darlıklar bulunabileceğini, bu darlıkların göğüs ağrısına yol açması durumunda hekimlerin anjiyografi yaparak müdahalede bulunduğunu belirtti. Ancak damarlarında darlık saptanan her hastanın mutlaka kalp krizi geçireceği varsayılamaz.
Bu bağlamda Frank işareti, doğrudan bir akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) habercisi ya da öngörücüsü olarak kabul edilmemektedir. Kulak memesindeki morfolojik bir değişime bakarak hastaların kendi kendilerine teşhis koymaları veya kalp krizi geçirecekleri korkusuna kapılmaları tıbben doğru bir yaklaşım değildir. Koroner arter hastalığının varlığı bağımsız bir klinik durumken, kalp krizi ani ve farklı dinamiklerle gelişen bir tablodur.
# Sırada ne var?
Uzmanlar, kulak memesinde Frank işareti kriterlerine uyan iki taraflı ve derin kıvrımlar fark eden kişilerin panik yapmak yerine durumu genel bir sağlık değerlendirmesi fırsatı olarak görmelerini öneriyor. Kulaktaki çizgi tek başına bir tanı aracı olmasa da, bireylerin kendi kardiyovasküler risk faktörlerine odaklanması gerektiğine işaret ediyor.
Özellikle ileri yaş grubundaki bireylerde yaşlanma süreci damar sağlığını da etkileyebileceğinden, bu tür fiziksel işaretlerin varlığında göğüs ağrısı gibi klinik şikâyetler ciddiye alınmalıdır. Uzman hekimler, şüpheli durumlarda ve belirgin şikâyetlerin varlığında kardiyoloji muayenesinin, gerek duyulması halinde ise anjiyografi ve diğer ileri tetkiklerin uygulanmasının en doğru klinik yaklaşım olacağını vurgulamaktadır.
