# Ne oldu?

Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 21 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen bir basın toplantısında, geriatrinin 65 yaş üstü bireylerin hastalıkları, genel sağlık durumları ve koruyucu hekimlik uygulamalarını kapsadığını vurguladı. Halil, Türkiye’de yaşlı nüfusun hızla artmakta olduğunu ve şu anda 65 yaş üstü nüfusun yüzde 11’i aştığını belirtti. Bu demografik değişimin, sağlık sisteminin yaşlı bireylerin özel ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

# Ayrıntılar

Halil, ileri yaştaki bireylerde bağışıklık sisteminin doğal olarak zayıfladığını, bu durumun enfeksiyonların klinik seyrini genç yetişkinlerden farklılaştırdığını açıkladı. Özellikle zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonlarında gençlerde sıkça görülen ateş, öksürük ve balgam gibi klasik semptomların, yaşlılarda çoğu zaman ortaya çıkmadığını, bunun yerine şu atipik bulguların daha yaygın olduğunu belirtti:

Sık sık düşme şikayetleri – Enfeksiyonun denge ve kas gücünü etkileyerek ani düşmelere yol açması. Deliryum – Ani kafa karışıklığı, dikkat dağınıklığı ve bilişsel bozulma gibi belirtiler.

Bu atipik tablo, tanı gecikmelerine ve tedavi sürecinin uzamasına neden olabiliyor. Halil, bu nedenle sağlık çalışanlarının ve yakınların, yaşlı hastalarda sadece klasik semptomları aramak yerine bu atipik işaretlere de dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı tarafından tanımlanan ve önerilen aşıların (influenza, pnömoni, COVID‑19 vb.) eksiksiz uygulanmasının, enfeksiyonların önlenmesinde ve hastalığın hafif seyretmesinde kritik bir rol oynadığını hatırlattı.

# Neden önemli?

Uzmanlar, aşılanmamış 65 yaş üstü bireylerin hastaneye yatış, yoğun bakıma giriş ve ölüm oranlarının aşılananlara göre çok daha yüksek olduğunu ifade ediyor. Halil, bu durumu "aşısız bireylerde klinik ve yoğun bakım yatış oranları ile mortalite oranları belirgin şekilde artmaktadır" şeklinde özetledi. Aşıların, bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonun şiddetini azaltması, hastaneye giriş ihtiyacını ve tedavi maliyetlerini düşürmesi, aynı zamanda toplum sağlığını koruması açısından büyük bir fayda sağlıyor.

Demografik eğilimin devam etmesi halinde, 2050 yılına gelindiğinde Türkiye’nin dünyanın en yaşlı nüfuslu ülkelerinden biri olma ihtimali bulunduğu da kayıtlara geçti. Bu bağlamda, aşı takvimine uyum, sadece bireysel bir koruma yöntemi değil, aynı zamanda sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini güvence altına alacak bir strateji olarak görülüyor.

# Sırada ne var?

Akademik Geriatri Derneği, 2026 yılı içinde yaşlı nüfusa yönelik farkındalık kampanyaları düzenlemeyi planlıyor. Bu kampanyalar kapsamında:

Aşı takvimlerinin hatırlatılması – 65 yaş üstü bireylerin ve yakınlarının, önerilen aşıları zamanında yaptırmaları için bilgilendirme materyalleri dağıtılması. Atipik semptomların tanıtımı – Düşme, deliryum gibi belirtilerin erken tanısının önemi üzerine sağlık çalışanlarına yönelik eğitim seminerleri. * Toplum sağlığı mesajları – Medya ve sosyal platformlarda aşılamanın hastane yatışını ve mortaliteyi nasıl azalttığına dair kanıta dayalı mesajların paylaşılması.

Bu adımlar, yaşlı bireylerin enfeksiyon riskini azaltmayı, hastalıkların daha hafif seyretmesini ve sağlık hizmetlerine olan talebin dengelenmesini hedefliyor. Uzmanlar, toplumun tüm kesimlerinin bu sürece aktif katılım göstermesinin, yaşlanan nüfusun karşılaştığı sağlık zorluklarını hafifleteceğine inanıyor.