# APBA Kısa Özet
Bu sistematik inceleme ve meta‑analiz, diyabetik ayak (DAH) hastalığının küresel insidans ve prevalansını 89 gözden geçirilmiş gözlem çalışması üzerinden birleştirerek, bölgesel farklılıkları ve çalışmalardaki yüksek heterojeniteyi ortaya koymaktadır. PRISMA yönergelerine uygun olarak yürütülen araştırma, ulcerasyon, amputasyon ve enfeksiyon gibi komplikasyonların sıklığını sayısal olarak sunarken, coğrafi ve metodolojik değişkenlerin bu oranları nasıl etkilediğine dair önemli bulgular sağlamaktadır. Sonuçlar, DAH'nin hâlâ önemli bir sağlık yükü olduğunu ve daha kapsamlı veri toplama sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
# Çalışma neyi araştırdı?
Araştırma, diyabetli yetişkinlerde (≥18 yıl) DAH hastalığının (ulser, amputasyon, enfeksiyon) insidans ve prevalans oranlarını belirlemeyi, bu oranların kıta ve bölge bazında değişimini incelemeyi ve mevcut epidemiyolojik verilerin kalitesini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Özellikle, farklı coğrafi bölgelerdeki veri kaynakları, tanı yöntemleri ve çalışma ortamlarının bu oranlar üzerindeki etkileri meta‑regresyon analizleriyle incelenmiştir. Çalışmanın temel sorusu, dünya genelinde DAH komplikasyonlarının ne kadar yaygın olduğu ve bu yaygınlığın hangi faktörlerle şekillendiğidir.
# Yöntem
Araştırmacılar, PROSPERO (CRD42025640944) kaydıyla PRISMA standartlarını izleyerek PubMed, Embase, CINAHL Plus ve Cochrane Library veri tabanlarını 21 Aralık 2024’e kadar taramışlardır. Dahil kriterleri, diyabet tanısı konmuş yetişkinlerde DAH komplikasyonlarını raporlayan gözlemsel çalışmalar olup, dört bağımsız gözden geçiren veri çıkarımı ve Joanna Briggs Institute kontrol listeleriyle kalite değerlendirmesi yapılmıştır. Random‑effects meta‑analiz, genel lineer karışık‑etki modelleri kullanılarak komplikasyon‑spesifik insidans ve prevalans oranlarını hesaplamıştır. Heterojenite I² istatistiği ve meta‑regresyon analizleriyle coğrafi bölge, veri kaynağı, tanı yöntemi, çalışma ortamı, yaş, diyabet süresi ve takip süresi gibi potansiyel modifikatörler incelenmiştir.
# Temel bulgular
Bu bulgular, DAH komplikasyonlarının dünya genelinde yüksek bir yük oluşturduğunu ve aynı zamanda rapor edilen oranların büyük bir değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır.
- Ulserasyon insidansı: 10,93 vaka / 1.000 kişi‑yıl ( %95 GA: 6,67‑17,91 ).
- Amputasyon insidansı: 3,58 vaka / 1.000 kişi‑yıl ( %95 GA: 1,93‑6,63 ).
- Enfeksiyon insidansı: 19,11 vaka / 1.000 kişi‑yıl ( %95 GA: 4,81‑75,97 ).
- Aktif ulcerasyon prevalansı: 54,57 vaka / 1.000 kişi ( %95 GA: 37,63‑78,52 ).
- Heterojenite: I² > 90 %; coğrafi bölge, tanı yöntemi, veri kaynağı, çalışma ortamı, yaş, diyabet süresi ve takip süresi gibi faktörler önemli modifikatör olarak tanımlanmıştır.
# Bulgular ne anlama geliyor?
Yüksek insidans ve prevalans oranları, DAH komplikasyonlarının hâlâ küresel bir sağlık sorunu olduğunu göstermektedir. Özellikle ulcerasyon ve enfeksiyonun yüksek oranları, erken tanı ve önleyici bakımın kritik olduğunu işaret eder. Ancak %90’ın üzerindeki heterojenite, farklı ülkelerdeki tanı kriterleri, veri toplama yöntemleri ve sağlık sistemlerinin çeşitliliğinden kaynaklanmaktadır. Coğrafi analiz, Avrupa ve Asya’da daha fazla veri bulunurken, Afrika, Amerika ve Okyanusya’da veri eksikliği olduğunu ortaya koymaktadır; bu da bölgesel tahminlerin güvenilirliğini sınırlamaktadır. Dolayısıyla, mevcut bulgular, hem klinik hem de halk sağlığı düzeyinde daha standartlaştırılmış izleme ve raporlama sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaktadır.
# Klinik önem
Bu bulgular, klinik pratiği doğrudan değiştirme iddiasında olmamakla birlikte, sağlık politikası yapıcıları ve klinik liderler için şu noktaları vurgular:
Bu öneriler, mevcut kanıtlara dayalı olup, yerel bağlam ve mevcut kaynaklarla uyumlu şekilde uygulanmalıdır.
- Risk taraması: Diyabetli hastalarda ulcerasyon ve enfeksiyon riskinin yüksek olduğu göz önüne alındığında, rutin ayak muayeneleri ve risk skorlamalarının yaygınlaştırılması önerilir.
- Kaynak dağılımı: Veri eksikliği olan bölgelerde epidemiyolojik izleme sistemlerinin kurulması, yerel sağlık hizmetlerinin planlanması için gereklidir.
- Eğitim ve önleme: Hastalar ve sağlık çalışanları için ayak bakımı eğitimi, komplikasyonların erken tespiti ve tedavisinde maliyet‑etkin bir strateji olabilir.
# Sınırlılıklar
Bu sınırlamalar, sonuçların yorumlanmasında temkinli bir yaklaşım gerektirir ve gelecekte daha standartlaştırılmış, bölgesel temsili çalışmaların yapılması önerilir.
- Yüksek heterojenite (I² > 90 %): Çalışmalar arasındaki metodolojik farklılıklar, sonuçların kesinliğini azaltmaktadır.
- Coğrafi temsil eksikliği: Avrupa ve Asya’da yoğun veri bulunurken, Afrika, Amerika ve Okyanusya’da az sayıda çalışma mevcut, bu da küresel tahminlerin genellenebilirliğini sınırlar.
- Gözlemsel tasarım: Dahil edilen çalışmaların çoğu gözlemsel olduğundan, seçim ve bilgi yanlılığı riski vardır.
- Tanı ve veri kaynakları çeşitliliği: DAH tanımlama yöntemleri ve veri toplama kaynakları (klinik kayıt, sigorta veri tabanı vb.) arasında tutarsızlıklar bulunmakta, bu da birleştirilmiş oranları etkiler.
- Zaman sınırlaması: İnceleme, Aralık 2024’e kadar yayımlanan çalışmaları kapsar; daha yeni veriler bu analizde yer almamaktadır.
