# APBA Kısa Özet

Bu sistematik derleme ve meta‑analiz, Malezya’da hamile kadınlar ve yenidoğanlarda TORCH ajanlarının seroprevalansını değerlendirmek amacıyla 19 bağımsız raporu bir araya getirdi. Toplamda %32,5 (%95 CI 16,6‑53,8) oranında bir seroprevalans tespit edildi; sifiliz en düşük oranı (%1,1 hamile kadınlarda, %4 bebeklerde) gösterdi. Çalışma, yüksek heterojenite (I² = 99,4 %) nedeniyle sonuçların geniş bir değişkenlik gösterdiğini belirtiyor ve tarama politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

# Çalışma neyi araştırdı?

Araştırma, Malezya’da hamile kadınlar ve yenidoğanlarda toksoplazmoz, rubella, sitomegalovirüs (CMV), herpes simplex virüsü (HSV) ve sifiliz (TORCH) enfeksiyonlarının yaygınlığını sistematik bir şekilde incelemeyi amaçladı. Bu enfeksiyonlar, doğum öncesi ve sonrası dönemde fetal ve neonatal morbiditeye yol açabildiği için halk sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.

# Yöntem

Araştırmacılar, 2025 Kasım ayına kadar PubMed, Scopus ve Web of Science gibi veri tabanlarında "TORCH", "Malaysia", "pregnant women" ve "infants" anahtar kelimeleriyle tarama yaptı. Seçim kriterleri; (i) Malezya’da gerçekleştirilen, (ii) hamile kadınlar veya yenidoğanlar için TORCH seroloji sonuçlarını raporlayan, (iii) orijinal araştırma tasarımına sahip çalışmalar olarak belirlendi. Toplam 19 rapor, meta‑analiz için dahil edildi. Heterojenite I² istatistiğiyle ölçüldü; rastgele etkili model kullanılarak birleştirilmiş prevalans tahminleri elde edildi.

# Temel bulgular

  • Genel seroprevalans: TORCH ajanlarının birleşik seroprevalansı %32,5 (95 % CI 16,6‑53,8).
  • Sifiliz: En düşük prevalans; hamile kadınlarda %1,1, yenidoğanlarda %4.
  • Çalışma sayısı ve örneklem: 19 bağımsız rapor analiz edildi; bireysel hasta verileri elde edilemediği için toplam örneklem büyüklüğü raporlanmadı.
  • Heterojenite: I² = 99,4 % (p < 0,001) – sonuçların yüksek derecede değişken olduğunu gösteriyor.
  • Zaman dilimi: Çalışmalar farklı yıllara ve metodolojilere yayıldı; en yeni veriler 2025’e kadar kapsandı.

# Bulgular ne anlama geliyor?

Yüksek birleşik seroprevalans, Malezya’da hamilelik döneminde TORCH enfeksiyonlarının hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. Sifiliz dışındaki ajanların prevalansının daha yüksek olması, özellikle toksoplazmoz ve CMV gibi doğum öncesi bulaşma riski taşıyan patojenlerin yaygınlığını işaret ediyor. Ancak I² = 99,4 % değeri, dahil edilen çalışmalar arasında metodolojik ve coğrafi farklılıkların büyük olduğunu ve tek bir ortalama değerin tüm popülasyonu tam olarak yansıtmayabileceğini gösteriyor.

# Klinik önem

APBA yorumcu ekibi, bu bulguların klinik pratiği doğrudan değiştirmediğini, ancak mevcut tarama ve önleme stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle düşük kaynaklı bölgelerde, TORCH taramasının rutin bir parçası hâlinde olması, erken tanı ve müdahale olasılığını artırabilir. Sifiliz prevalansının düşük olması, mevcut önleme programlarının etkili olabileceğine işaret ederken, diğer ajanlar için ek test ve aşı stratejileri değerlendirilebilir. Ancak, yüksek heterojenite ve yayın yanlılığı gibi sınırlamalar, politika yapıcıların kararlarını bu verilerle sınırlı tutmasını gerektirir.

# Sınırlılıklar

  • Yüksek heterojenite (I² = 99,4 %): Çalışmalar arasında büyük metodolojik ve coğrafi farklılıklar bulunması, ortalama prevalansın güvenilirliğini azaltmaktadır.
  • Zaman ve metodoloji çeşitliliği: İncelenen raporlar farklı yıllarda ve farklı laboratuvar teknikleriyle yapılmış; bu durum sonuçların doğrudan karşılaştırılmasını zorlaştırır.
  • Bireysel hasta verisinin yokluğu: Meta‑analiz, toplu rapor verilerine dayanıyor; bireysel risk faktörleri ve demografik detaylar analiz edilemedi.
  • Yayın yanlılığı: Negatif sonuçlar raporlanmamış olabilir; bu da gerçek prevalansı aşırı tahmin edebilir.
  • Arama tarihinin sınırlılığı: 2025 Kasım’a kadar olan literatür tarandı; daha yeni çalışmalar bu analize dahil edilmedi.

APBA Yorum: Bu çalışma, Malezya’da TORCH enfeksiyonlarının hâlâ göz ardı edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Ancak, yüksek heterojenite ve veri sınırlamaları, sonuçların genelleştirilebilirliğini kısıtlıyor. Klinik uygulamalarda, mevcut tarama protokollerinin sürdürülmesi ve özellikle toksoplazmoz ve CMV gibi yüksek prevalanslı ajanlar için ek önlemlerin değerlendirilmesi önerilebilir; fakat bu öneriler, yerel sağlık otoritelerinin mevcut kaynak ve önceliklerine göre uyarlanmalıdır.