# APBA Kısa Özet
Bu sistematik inceleme, midwife'ların iklim değişikliğiyle ilişkili anne‑bebek risklerine karşı farkındalık, gezegen sağlığı okuryazarlığı ve psikolojik hazırlık düzeylerini inceleyen altı çalışmayı (iki randomize kontrollü deneme, üç nitel ve bir konsensüs çalışması; toplam N=333) sentezliyor. Çalışmalar, doğrudan geçerli bir ölçüm aracı olmadan proxy göstergeler üzerinden veri sunuyor. Etkileşimli iklim değişikliği eğitimi, öğrenci midwife'ların farkındalığını artırırken, rezilyans‑temelli eğitim, uygulayıcı midwife'ların dayanıklılığını yükseltip stres düzeylerini düşürüyor. Midwife'lar iklim kaynaklı tehditleri tanıyor ancak resmi eğitim, protokol ve kurum desteği eksikliği nedeniyle çoğunlukla kendi geliştirdikleri stratejilere başvuruyor. Eğitim ve rezilyans odaklı müdahaleler potansiyel vaat ederken, sistemsel desteklerin yokluğu ve ölçüm eksiklikleri gelecekteki araştırmalar için öncelikli alanlar olarak öne çıkıyor.
# Çalışma neyi araştırdı?
İklim değişikliğinin aşırı sıcaklık, sel ve sağlık hizmeti kesintileri gibi etkileri, anne ve yenidoğan sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Midwife'lar, bu risklere yanıt verebilecek konumda olmalarına rağmen, literatürde bu profesyonellerin "gezegen sağlığı okuryazarlığı" ve "psikolojik hazırlık" gibi kavramların tanımlanması, ölçülmesi ve geliştirilmesi üzerine tutarlı bir çerçeve bulunmuyor. Bu sistematik inceleme, (i) midwife'ların iklim değişikliği farkındalığını, (ii) gezegen sağlığı okuryazarlığını ve (iii) iklim‑ilişkili anne‑bebek risklerine karşı psikolojik hazırlığını değerlendiren ampirik çalışmaları derleyerek, mevcut müdahale stratejilerini ve sistemsel faktörleri haritalamayı amaçladı.
# Yöntem
Araştırma, PRISMA 2020 yönergelerine uygun olarak yürütüldü ve PROSPERO (CRD420251135183) kaydı yapıldı. Altı veri tabanı (PubMed/MEDLINE, Embase, Web of Science, Scopus, PsycINFO, CINAHL) üzerinden 1 Ocak 2000‑31 Temmuz 2025 tarihleri arasında yayınlanmış, çalışan midwife'lar, öğrenci midwife'lar veya midwiferi akademisyenleri içeren birincil ampirik çalışmalar tarandı. Seçim kriterleri, iklim değişikliğiyle ilgili farkındalık, okuryazarlık, rezilyans veya stres gibi proxy ölçütleri raporlayan çalışmaları kapsadı. Veri çıkarımı, Capability‑Opportunity‑Motivation‑Behaviour (COM‑B) modeli çerçevesinde yapıldı. Çalışma tasarımları iki randomize kontrollü deneme (RCT), üç nitel araştırma ve bir konsensüs çalışması olarak sınıflandırıldı; toplam örneklem 333 idi. Risk‑of‑bias değerlendirmesi, Cochrane RoB 2 ve CASP araçlarıyla gerçekleştirildi.
# Temel bulgular
- Ölçüm eksikliği: Hiçbir çalışma, gezegen sağlığı okuryazarlığını ya da psikolojik hazırlığı tanımlı bir yapı olarak, geçerli‑güvenilir bir ölçekle doğrudan ölçmedi; veriler çoğunlukla iklim değişikliği farkındalığı, rezilyans ve algılanan stres gibi proxy göstergeler üzerinden elde edildi.
- Eğitim müdahaleleri: İki RCT, etkileşimli iklim değişikliği eğitim modüllerinin öğrenci midwife'ların farkındalık puanlarını istatistiksel olarak anlamlı şekilde artırdığını gösterdi (p < 0.05). Aynı RCT’lerde, rezilyans‑temelli eğitim, uygulayıcı midwife'ların dayanıklılık skorlarını yükseltirken, algılanan stres düzeylerini azaltmıştı (etki büyüklüğü d ≈ 0.6).
- Nitel bulgular: Üç nitel çalışma, midwife'ların iklim kaynaklı tehditleri (aşırı sıcaklık, sel, hizmet kesintileri) tanıdığını, ancak resmi eğitim, protokol ve kurum desteği eksikliği nedeniyle çoğunlukla “improvize” stratejiler geliştirdiklerini ortaya koydu.
- Konsensüs çalışması: Uzman paneli, midwife'ların iklim‑yanıtlı bakım için temel kompetans alanlarını (fiziksel risk algısı, iletişim, kriz yönetimi) tanımladı; ancak bu kompetansların ölçülmesi ve müfredata entegrasyonu konusunda net bir yol haritası sunulmadı.
- Coğrafi dağılım: Çalışmalar yalnızca Türkiye, Avustralya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yapılmış; bu da bulguların küresel genelleştirilebilirliğini sınırlıyor.
# Bulgular ne anlama geliyor?
İklim değişikliğiyle ilgili risklerin artması, midwife'ların bu konudaki bilgi ve becerilerini güncellemesini zorunlu kılıyor. Çalışmalar, eğitim ve rezilyans odaklı müdahalelerin farkındalık ve stres yönetimi üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteriyor; bu da bu tür programların müfredata dahil edilmesinin potansiyel faydasını işaret ediyor. Ancak, doğrudan ölçüm araçlarının eksikliği, hem araştırmacıların hem de eğitimcilerin ilerlemeyi objektif olarak izlemelerini engelliyor. Ayrıca, nitel bulgular, sistemsel eksikliklerin (ör. resmi protokoller, kurum içi destek mekanizmaları) mevcut uygulamaları sınırladığını ve bu eksikliklerin çözülmeden müdahalelerin klinik etkisinin tam olarak değerlendirilemeyeceğini vurguluyor.
# Klinik önem
- Eğitimciler: Etkileşimli iklim değişikliği modülleri ve rezilyans‑temelli atölyeler, mevcut müfredata eklenerek öğrenci ve çalışan midwife'ların farkındalık ve dayanıklılık seviyelerini artırabilir.
- Sağlık yöneticileri: Kurumsal düzeyde iklim‑yanıtlı protokollerin geliştirilmesi, resmi eğitim programları ve destek mekanizmalarının (ör. psikolojik danışma, kriz yönetim kılavuzları) oluşturulması, midwife'ların improvised stratejiler yerine kanıta dayalı yaklaşımlar kullanmasını sağlayabilir.
- Araştırmacılar: Gelecek çalışmalar, gezegen sağlığı okuryazarlığı ve psikolojik hazırlık gibi kavramları tanımlayan, geçerli‑güvenilir ölçekler geliştirmeli ve bu ölçekleri randomize kontrollü tasarımlarda kullanarak müdahalelerin klinik sonuçlara (anne‑bebek morbiditesi, hizmet kesintisi süresi vb.) etkisini ölçmelidir.
# Sınırlılıklar
- Ölçüm eksikliği: Çalışmalar, doğrudan ölçüm aracı olmadan proxy göstergeler kullandığından, sonuçların geçerliliği ve güvenilirliği sınırlıdır.
- Coğrafi daralma: Veri seti sadece üç ülkeyi kapsıyor; kültürel, sağlık sistemi ve iklim riskleri farklılıkları göz önüne alındığında genelleme riskli.
- Araştırma tasarımları: Nitel ve konsensüs çalışmaları, derinlemesine içgörü sağlasa da, nedensel ilişki kurmak için yeterli değildir. RCT’ler ise küçük örneklem büyüklükleri ve kısa takip süreleriyle sınırlı.
- Transfer eksikliği: Eğitim ve rezilyans müdahalelerinin klinik pratiğe aktarımı, mevcut literatürde test edilmemiştir; bu da önerilen stratejilerin gerçek dünyadaki etkisini belirsiz kılıyor.
- Risk of bias: İncelenen çalışmaların bir kısmında “some concerns” risk of bias raporlanmış; bu da bulguların kesinliğini azaltmaktadır.
APBA yorum: Bu bulgular, midwife eğitim programlarının iklim değişikliği konusundaki içeriklerini güncellemek için bir temel sunuyor, ancak sistemsel desteklerin ve geçerli ölçüm araçlarının geliştirilmesi olmadan bu adımların sürdürülebilir etkisi sınırlı kalabilir. Araştırmacıların, ölçüm araçlarını standartlaştırması ve büyük ölçekli, çok‑ülkeli denemelerle müdahalelerin klinik sonuçlarını test etmesi, alandaki bilgi boşluğunu doldurmak için kritik öneme sahiptir.
