# APBA Kısa Özet

Kapsam: Polikistik over sendromu (PKOS) tanılı 1.044 kadını içeren toplam 22 randomize kontrollü çalışmanın (RKÇ) sistematik derlemesi ve meta-analizi. Temel Sonuç: Tek başına egzersiz müdahalesi; toplam testosteron, serbest testosteron, açlık insülini ve HOMA-IR düzeylerini anlamlı biçimde azaltırken, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) düzeylerini artırmaktadır. * Önemli Alt Grup Bulguları: Haftada en az 150 dakika egzersiz yapılması toplam testosteronda daha güçlü bir azalma ile ilişkilendirilmiştir. Orta ila düşük yoğunluklu egzersizler SHBG düzeylerinde artış sağlarken, obez olmayan kadınlarda toplam testosterondaki düşüş obez bireylere kıyasla daha belirgin bulunmuştur. Asya kohortlarında ise vücut kitle indeksi (VKİ) azalmasında daha belirgin gelişmeler kaydedilmiştir.

---

# Çalışma neyi araştırdı?

Polikistik over sendromu (PKOS), reprodüktif çağdaki kadınlarda yaygın olarak görülen, hiperandrojenizm, ovulatuar disfonksiyon ve metabolik bozukluklarla seyreden karmaşık bir endokrin tablodur. Hastalığın patogenezinde insülin direnci ve kompensatuar hiperinsülinemi merkezi bir rol oynamakta; bu durum yumurtalıklarda androjen üretimini artırarak klinik tabloyu ağırlaştırmaktadır.

Yaşam tarzı değişiklikleri PKOS yönetiminde birinci basamak strateji olarak kabul edilmekle birlikte, diyet kısıtlamalarından bağımsız olarak tek başına egzersiz müdahalesinin reprodüktif endokrin parametreler ve metabolik göstergeler üzerindeki spesifik ve bağımsız etkileri netleştirilmeye ihtiyaç duymaktaydı. Bu sistematik derleme ve meta-analiz, sadece egzersiz temelli müdahalelerin PKOS'lu kadınlarda hormonal profiller (androjenler, SHBG) ve metabolik belirteçler (açlık insülini, HOMA-IR, lipid fraksiyonları) üzerindeki etkisini nicel olarak değerlendirmeyi amaçlamıştır.

---

# Yöntem

Araştırmacılar, Temmuz 2025 tarihine kadar yayımlanmış olan literatürü kapsayacak şekilde çoklu elektronik veri tabanlarında sistematik bir tarama yürütmüştür. Tarama sonucunda, yalnızca PKOS'lu bireylerde egzersiz müdahalesinin etkinliğini değerlendiren randomize kontrollü çalışmalar (RKÇ) dahil edilme kriterlerine göre seçilmiştir.

Dahil Edilen Çalışmalar ve Örneklem: Analiz, toplam 1.044 PKOS tanılı kadının yer aldığı 22 randomize kontrollü çalışmadan elde edilen verileri bir araya getirmiştir. Veri Sentezi ve Kalite Değerlendirmesi: Uygun RKÇ'lerden çıkarılan veriler meta-analiz modeline dahil edilmiş, çalışmaların kalite değerlendirmesi yapılarak havuzlanmış etki büyüklükleri hesaplanmıştır. * Alt Grup Analizleri: Egzersiz yoğunluğu (düşük-orta vs. yüksek), haftalık egzersiz süresi (<150 dk vs. ≥150 dk) ve hasta popülasyonlarının başlangıç özellikleri (obezite durumu, etnik/bölgesel kohortlar) üzerinden planlı alt grup karşılaştırmaları gerçekleştirilmiştir.

---

# Temel bulgular

Meta-analiz sonuçları, tek başına egzersiz müdahalesinin PKOS tablosundaki hem reprodüktif hem de metabolik göstergeler üzerinde çok yönlü faydalar sağladığını ortaya koymuştur:

Androjenik Göstergeler: Egzersiz müdahalesi, serum toplam testosteron (TT) ve serbest testosteron düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı azalmalar sağlamıştır. Glukoz ve İnsülin Metabolizması: Katılımcılarda açlık insülini ve insülin direncinin standart göstergesi olan HOMA-IR (homeostatik model değerlendirmesi) düzeylerinde anlamlı düşüşler saptanmıştır. Lipid Profili: Egzersiz, ateroprotektif bir parametre olan yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol seviyelerinde belirgin artışla ilişkilendirilmiştir. Haftalık Sürenin Rolü: Haftada 150 dakika ve üzerinde egzersiz uygulanan protokollerde, toplam testosterondaki azalmanın daha belirgin olduğu saptanmıştır. Egzersiz Yoğunluğunun Etkisi: Alt grup analizlerinde, orta ve düşük yoğunluklu egzersiz modellerinin, biyoyararlanımı olan androjenleri bağlayarak serbest fraksiyonu azaltan seks hormonu bağlayıcı globulini (SHBG) spesifik olarak artırdığı gösterilmiştir. Bireysel Özellikler: Obez olmayan PKOS'lu kadınların, egzersiz sonrasında obez kadınlara kıyasla toplam testosteron düzeylerinde daha fazla düşüş yaşadığı belirlenmiştir. Ayrıca, Asya kohortlarında VKİ azalmasında özellikle belirgin iyileşmeler gözlenmiştir.

---

# Bulgular ne anlama geliyor?

Bu meta-analizden elde edilen veriler, egzersizin PKOS fizyopatolojisindeki kısır döngüyü kırmada bağımsız bir terapötik araç olabileceğini göstermektedir. Hiperinsülinemi ve insülin direnci, teka hücrelerinden aşırı androjen salgılanmasını tetiklemekte ve karaciğerden SHBG üretimini baskılamaktadır. Egzersizin açlık insülinini ve HOMA-IR değerlerini düşürmesi, hiperandrojenizmin gerilemesinde merkezi bir biyolojik mekanizma işlevi görebilir.

Bunun yanı sıra, orta-düşük yoğunluklu egzersizin SHBG düzeylerini artırması ve haftalık sürenin (≥150 dk) androjen klirensi/baskılanması üzerindeki kümülatif etkisi, egzersiz reçetelendirmesinde "yoğunluk" ve "hacim" dengesinin klinik hedeflere göre uyarlanması gerektiğini düşündürmektedir. Obez olmayan grupta görülen belirgin testosteron düşüşü ise, egzersizin hormonal faydalarının sadece kilo kaybına ikincil olmadığını, intrinsik hücresel ve metabolik yolakları da doğrudan aktive edebileceğini desteklemektedir.

---

# Klinik önem

Reçetelendirmede Süre Eşiği: Haftalık en az 150 dakikalık egzersiz hedefi, androjen fazlalığının hedeflendiği klinik tablolarda referans bir süre olarak öne çıkmaktadır. Kişiselleştirilmiş Yaklaşım: Hiperandrojenik semptomların ön planda olduğu veya obez olmayan PKOS fenotiplerinde de egzersiz, kilo verme amacından bağımsız olarak hormonal düzenleyici bir müdahale olarak planlanabilir. * Kardiyometabolik Risk Azaltımı: HDL artışı ve insülin direncinin kırılması, PKOS hastalarının uzun dönemli tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskini hafifletmede egzersizin temel bir bileşen olduğunu doğrulamaktadır.

APBA Editoryal Notu: Bu bulgular egzersizin önemini güçlü bir biçimde ortaya koysa da, klinik pratikte hastanın kardiyovasküler durumu, eklem sağlığı ve kişisel sürdürülebilirliği göz önüne alınarak bireyselleştirilmiş bir egzersiz planı oluşturulmalıdır.

---

# Sınırlılıklar

Yayınlanmış Veri Kapsamı: Bu analiz, 22 RKÇ'den elde edilen toplu (çalışma düzeyindeki) verilere dayanmaktadır. Bireysel hasta verilerine dayalı analiz yapılmamıştır. Protokol Değişkenliği: Dahil edilen çalışmalar arasında uygulanan egzersiz modaliteleri (direnç egzersizleri, aerobik, kombine programlar), müdahale süreleri ve hasta kohortlarının başlangıç fenotipik özellikleri heterojenlik gösterebilir. Raporlama Kısıtları: Özet metin düzeyinde, dahil edilen bireysel çalışmaların körleme yöntemleri, protokol uyumu ve yanlılık riski (risk of bias) puanlarının ayrıntılı dökümü sınırlı olarak sunulmuştur. Uygulama Alanı: Egzersiz modalitelerinin uzun dönemli reprodüktif sonlanımlar (canlı doğum oranları, ovulasyon sıklığı vb.) üzerindeki doğrudan etkileri için daha uzun takip süreli RKÇ'lere ihtiyaç vardır.